Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemece de tanık olarak dinlenen, başka dosya şüphelisi ...’in soruşturma aşamasında müdafii huzurundaki teşhis, ifade ve sorgu beyanı, sanığın facebook sayfasında yaptığı paylaşımlar, Bulanık DBP ilçe binasında yapılan aramada ele geçen yayla ihtilafının sözde KCK yapılanması içerisinde çözümüne yönelik şikayetle ilgili örgütsel döküman, 29.12.2016 tarihli Muş İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü raporundaki tespitler ve tüm dosya kapsamına göre; il başkanlığını yaptığı parti binasında terör örgütünün çağrıları doğrultusunda örgüt faaliyetlerinde kullanılacak el yapımı patlayıcı ve molotof kokteyllerinin hazırlanmasına müsaade eden, yöre halkının hukuki sorunlarının örgütün sözde çözüm komisyonlarında çözülmesi organizasyonu içinde yer alan, mensubu olduğu parti ile ilişiği kesilmesinden sonra da terör örgütünün cebir, şiddet, tehdit içeren yöntemlerini öven ve meşru gösteren eylemleri nedeniyle terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan hakkında çok sayıda mahkeme kararları bulunan, aynı içerikli yazı ve görüntüleri facebook sayfasından paylaşan sanığın eylemlerinin anılan örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir nitelikte süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarını taşıdığı anlaşılmakla; TCK’nın 314/2. maddesi kapsamında örgüt üyesi olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 118 ve 119. maddelerinde öngörülen usule aykırı yapılan arama sonucu ele geçirilen “genel süreç değerlendirilmesi” başlıklı belgenin de hükme esas alınmış olması sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy