Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK'nın 314/2, 62, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı
Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararında "bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaat ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, somut olayda sanığın bylock kullanıcısı olup olmadığı"nın atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; kovuşturma aşamasında hüküm verilmeden önce dosyaya gönderildiği anlaşılan ve sanığın bylock kullanıcısı olduğunu bildiren "Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" ile kovuşturma aşamasından sonra UYAP ortamından dosyaya gönderilen başka dosya sanıkları ... ve ...'ın kolluk savunma ve teşhisleri ile HIS (CGNAT) kayıtlarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken kolluk tarafından düzenlenen yetersiz ve eksik belgelere dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesi,
2-)Kabul ve uygulamaya göre de;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "31.01.2017" olarak yazılmaması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, verilen ceza miktarı ile tutuklulukta geçirilen süre ve mevcut delil durumu dikkate alındığında sanık ve müdafiinin tahliye taleplerinin reddine, 19.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy