Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Cumhurbaşkanına hakaret
Hüküm : TCK'nın 299/1, 32/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri
gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanığın TCK'nın 32/2. maddesi gereğince "işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış" olduğu da nazara alındığında; vekaletnameli müdafiinin 19.12.2017 tarihli dilekçeyle duruşma gününün başka bir güne bırakılmasını talep etmesi mahkemece de mazeretin kabulüne karar verilmesi ve yine söz konusu müdafiiye kararın tebliği ile aynı müdafi tarafından temyiz edilmesi karşısında, sanığın talimatla alınan savunmasının vekaletnameli vekil yerine zorunlu müdafii olarak atandığı anlaşılan avukat huzurunda alınarak zorunlu müdafiliği kabul edip etmediği sorulmadan ve hüküm duruşmasında müdafiinin yokluğunda karar verilerek CMK'nın 150. maddesine muhalefet edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Bozma öncesi hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay bozma ilamının da sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy