Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma 10.02.2017 (Sanık ... yönünden)
Hüküm : Sanıklar hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9,63 maddeleri
gereğince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yerel mahkemenin, gerekçede Yargıtay uygulamalarına yanlış anlam yükleyerek; "nitekim ... sisteminin serverinin Litvanya Ülkesinde bulunduğu, ve İstihbarat Teşkilatı tarafından bu ülkede bulunan serverden ... bilgilerinin temin edildiği, Ceza Muhakemesi Kanunları hükümlerinin ülkemiz hudutları dahilinde yürürlükte olduğu, Litvanya Ülkesinde söz konusu kanun uygulanma imkanı bulunmadığı” denilmek suretiyle hukuki dayanaktan yoksun gerekçeye iştirak edilmemiş ise de, bu kabul sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan sanık ... yönünden “08.02.2017”, sanık ... yönünden ise “10.02.2017” tarihi yerine ilk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığında “10.02.2017 tarihi ve öncesi”, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında ise “10.02.2017” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, sanığın ikrarı ve dosyadaki mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanık ...’e ait ... tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy