(1086 S. K. m. 388)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu gereği görüşüldü:
Tapulama sırasında 160 parsel sayılı 219000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı, zilyetliği nedeniyle davalı taraf adına tespit edilmiştir. İtirazı, tapulama komisyonunda reddedilen Hazine, kayıt miktar fazlası olduğuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin bir kısım davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesi, kararda tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin yazılmış olmasını öngörmüştür. Bu hususları ihtiva etmeyen kararların infazı mümkün değildir. Mahkemece bu yön dikkate alınmadan, davalıların kimlikleri ve adresleri yazılmayıp N. ve müşterekleri şeklinde yazılmış olması ve bunun sonucu, hükmün tebliğ edilmemiş bulunması esasa etkin bir usul hatası olduğundan temyiz itirazının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.06.1988 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy