(2863 S. K. m. 6, 11)
Dava: Taraflar arasında, kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında; 141 ada,9 parsel sayılı,619,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, satın alma ve paylaşma nedeniyle Hüseyin adına tesbit edilmiştir. Hazine, taşınmazın birinci derecede sit alanı içerisinde kaldığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu parselin davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hüseyin tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın birinci derecede sit alanında kalan höyük olduğu mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmıştır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 6/3. maddesinde; höyüğün, korunması gereken kültür varlığı olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 11/1. maddesi gereğince korunması gereken kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarının zilyedlikle iktisabı mümkün değildir. Bir başka anlatımla, taşınmaz kültür varlıkları özel mülkiyete konu olamaz.
Sonuç: Bu nedenlerle; taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi isabetli olduğundan, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.11.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy