(743 S. K. m. 650)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle: "Davalı tapusunun kapsamının ilk tesis tarihindeki sınırlar ve yüzölçümüne göre kesin olarak belirlenmesi, kayıt kapsamı dışında kalan bölüm varsa zilyedlik incelemesinin yapılması, tüm deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespit gibi müştereken davalı taraf adına tesciline, 296 ada 5 parsel içindeki ahşap evin muhdesat olarak ölü M. oğlu K. adına tapuya şerhine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece dava konusu 296 ada 5 sayılı parselin Y. mirascılarının dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş isede, Mahkemenin kabulü dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahallinde yapılan uygulamaya uygun düşmemektedir. Dayanılan tapu kaydı değişebilir sınırlı olup miktarı ile geçerlidir. Hasımsız olarak tapu kaydının miktarının artırılması zilyet olan kişiler yönünden bağlayıcı değildir. Miktar itibariyle tapu kaydının taşınmazı kapsamadığı da açık ve kesindir. Zilyetlikle iktisap şartlarının Kadir mirascıları yararına gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; çekişmeli 296 ada 5 sayılı parselin payları oranında ve iştirak halinde mülkiyet şeklinde K.'in mirascıları adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2- Çekişmeli 296 ada 4 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Dava konusu parsel miktar itibariyle tapu kapsamı dışında kalmakta ise de; K. mirascıları olan T. ve arkadaşları tarafından verilen 14.4.1983 tarihli cevap lahiyası ile 18.4.1983 tarihli karşılık dava dilekçesinde taşınmazın Y.'a ait olduğu, Onun rızası ile taşınmaz üzerine ev yapıldığı belirtilerek Medeni Kanunun 650. maddesi uyarınca muhdesata tebean temellük davası açıldığı belirlenmiştir. Karşılık davacılar açmış oldukları bu dava ile taşınmazın mülkiyetinin Y. mirascılarına ait olduğunu kabul etmişlerdir. Taşınmaz üzerindeki binanın ise K. mirascıları tarafından yapıldığı tartışmasızdır. Hal böyle olunca; 296 adet 4 sayılı parselin tespit gibi eşit paylı olarak Y. mirascıları S., O. ve F. adlarına tapuya tesciline, taşınmaz üzerindeki muhdesatın K. mirascılarına ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2. maddesi gereğince kültüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine muhdesata tebean temellük davası yönünden karşılık davanın görev yönünden reddine ve dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün bozulması gerekir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 4.2.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy