(6831 S. K. m. 2/B) (2924 S.K. m. 11) (3402 S. K. m. 19) (743 S. K. m. 619)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava soncunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 105 ada 7 ve 9 parsel sayılı 395,89 ve 446,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu ancak, davanın yıkım ve elatmanın önlenmesi istemli olması nedeniyle tapu kaydı kapsamında kaldığından öncesi tescilli orman iken 1974 tarihinde 2/B maddesi uygulamasıyla Hazine lehine orman dışına çıkarılan yerlerden olduğundan davacı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine'nin davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre davalı tarafın diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden iken, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun değişik 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarıldığı, taşınmazlar üzerindeki evin davalıya ait olup, kullanımın da davalı tarafça sürdürüldüğü Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile belirlenmiştir. 2924 sayılı Kanunu değiştiren 4127 sayılı Kanun'un 1. maddesinde "kadastro çalışmaları sırasında, fiili kullanım durumuna göre sınırlandırılması ve Hazine adına tespiti yapılacak bu yerler üzerindeki muhtesat ile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir" hükmü yer almış bulunmaktadır. Bu hükme göre dava ve tespit tarihinden önce taşınmazlar üzerinde davalı tarafça meydana getirilen muhtesatın ve davalının zilyet olduğu hususunun beyanları hanesinde gösterilmesi gerekir. Hazine tarafından açılan müdahalenin önlenmesi davasının kabul edilmesi, yasa gereği fiili durumun tespitine yönelik olan bu şerhin konulmasına engel değildir. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 6.3.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy