(6831 S. K. m. 2/B)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 457 parsel sayılı 43140 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 18 sayılı parsele uygulanan vergi kaydının değişken hudutlu olması nedeniyle miktar fazlası olarak ayrılmak suretiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davalının itirazı Kadastro komisyonunca kabul edilerek taşınmazın davalı Ali adına tesciline karar verilmiştir. Davacı Hazine vekili taşınmazın öncesinin Devlet ormanı olduğunu, zilyedlikle kazanılma olanağı bulunmadığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz davalı adına tespit edilen ve komşu parsele uygulanan vergi kaydı miktar fazlası olduğundan bahisle Hazine adına tespit edilmiş, itiraz üzerine kadastro tespiti komisyonca değiştirilmiştir. Muteriz vergi kaydı ve zilyetliğe dayanmıştır. Vergi kaydı lehe delil olduğu kadar aleyhe de delil olabilir. Bu itibarla davalı tarafın kadastro tespitine itiraz ederken dayandığı vergi kaydının celp edilip mahalline uygulanması gerekir. Mahkemece bu gereğe riayet edilmemiş olması doğru bulunmamaktadır. Ayrıca, dosya kapsamından 3116 sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında bölgede orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunup bulunmadığının araştırılmaması, varsa orman kadastrosu ile ilgili belgelerin getirtilip uygulanmaması ve ayrıca yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmemiş olması da isabetsizdir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; taşınmazın bulunduğu bölge ile ilgili olarak daha önce yapılıp kesinleşmiş bir orman kadastrosunun bulunup bulunmadığı Orman İdaresinden sorulup, varsa orman tahdit harita ve mazbataları getirtilmeli, davalı tarafın dayanağını oluşturan vergi kaydı ile tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler celb edilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında orman tahdit harita ve mazbataları, 2/B maddesinin uygulaması ile ilgili belgeler ve dayanılan vergi kaydı uygulanıp vergi kaydının kapsamı, taşınmazın orman tahdit harita ve mazbatalarındaki konumu belirlenmeli, uzman orman mühendisinden taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınıp, bu bilgilerin kayıtlara uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz olduğu gibi, Kadastro Komisyonunca tespit değiştirildiği halde tespit tutanağına atıfta bulunur şekilde ve karışıklığa yol açar tarzda hüküm kurulmuş bulunması da isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 6.3.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy