(3402 S. K. m. 13/B-b)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen, hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu:
Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 375 ada 2 parsel sayılı 301,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Muhdesat Süleyman'a ait olduğu gösterilerek tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı, zilyetliği nedeniyle Cuma adına tesbit edilmiştir. Süleyman kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin tesbit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Süleyman vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın davalı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık,3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde düzenlenen tapu dışı satım şartlarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği konusundadır. Taşınmazın ilk malik Memiş tarafından 1935 yılından önce satıldığı, zilyetliğin devir ve teslim edildiği ve el değiştirdiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Tapu kaydının oluşturulduğu 1966 yılından tespitin yapıldığı 1994 yılına kadar da 10 yıldan fazla süre geçmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde öngörülen şartların davacı yararına oluştuğu toplanan deliller ve tüm dosya münderecatı ile sabit olmaktadır. Tespitin iptali ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, kanunun açık hükmü göz ardı edilerek, tapulu yerin tapu dışı satışına mevzuatımızda imkan tanınmadığından söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.09.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy