(3402 S. K. m. 30/2, geç. m. 1) (1086 S. K. m. 194)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 1284 ada 21 parsel sayılı 4402 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı vekili miras yolu ile gelen hakka dayanarak ve davacı tarafından Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1977/714 esas numarası ile açılan davanın 1979 yılında 1979/298 karar numarası ile müracaata kaldığından söz ederek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmaz hakkında 2613 sayılı Yasa gereğince yapılan kadastro tesbitine karşı Kadastro Mahkemesi sıfatıyla Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açıldığı, açılan davanın mahkemenin 1964/224 esasına kaydedildiği, ancak dava takip edilmediğinden davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu kararın tebligat işlemlerinin henüz tamamlanmadığı, bu nedenle derdest dava sayılacağından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 194. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 3402 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında Asliye Hukuk Mahkemelerinde bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanununa göre açılan veya müracaata bırakılan davalara Kadastro Mahkemelerinde bu Kanundaki hükümler doğrultusunda bakılmaya devam olunur hükmü yer almıştır. Bu hüküm karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 194. maddesinin uygulama olanağı bulunmamaktadır. Kadastro Komisyonunca taşınmaza ait tutanağın malikanesi açık bırakıldığına ve dava kesin hükme bağlanmadığına göre yargılamanın her safhasında davaya müdahil olarak katılmakta mümkündür. Malikanesi açık bırakıldığına, Kadastro Hakimi sicil oluşturmak zorunda olduğuna göre 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince gerçek hak sahibi araştırılmak suretiyle yargılamaya devam olunması, gerekli inceleme ile araştırma yapılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.4.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy