(3402 S. K. m. 26) (743 S. K. m. 638, 639, 645)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucund a verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekte temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü;
Karar: Kadastro sırasında 2807 parsel sayılı 115525 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Mayıs 1325 tarih 71-80 nolu sicilden gelenr ve 1968 yılında ifrazen oluşarak 22 parsel nosuyla haritaya bağlanmış olan 15.7.1975 tarih 2 nolu tapu kaydı nedeniyle müştereken davalılar adına tespit edilmiştir Davacılar, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında müdahiller de kazandırıcı zamanaşımı ziyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davlılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar, müdahiller ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu taşınmaz kadastro sırasında tapu kaydı nedeniyle davalılar adına tespit edilmiş, davacılar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tespit malikleri aleyline dava açmışlardır. Davacı O. taşınmazın miktarının az olduğunu belirterek ve Hazineyi hasım gösterek dava açmış, Mahkemece parselin tespit sırasındaki miktarı değiştirilmeksizin karar verilmesine rağmen bu kararı temyiz etmemiştir. Kadastro davasının tespit maliklerine karşı açılması zorunludur. Kadastro tespitinde Hazine malik olmadığına göre Hazineye husumet yöneltilmesi isabetsizdir. 3402 sayılı K.K.nun 26. maddesi gereğince Hazine usulen davaya katılarak müdahil sı fat ı Hazinenin, kendisini temyiz dilekçesinde davacı olarak nitelemiş olmasının da yasal dayanağı bulunmamaktadır. bu nedenle Hazine aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurul ması isabetsizdir.
2- Davacılar ile müdahil davacıların temyiz itirazlarına gelinece: Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Davacılar ve müdahil davacılar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, davalılar ise Mayıs 1325 tarih 71 ila 80 ve 136 ila 141 numaralı sicillerden intikal eden ve ifrazen oluşan 15.7.1975 tahi ve 2 nolu tapu kaydına dayanmışlardır. Davalıların dayandığı tapu kayıtlarının değişebilir sınırlı olduğu açıktır. Davalıların dayandıkları tapu kayıtlarının toplam miktarı 1800 dönüm olduğu halde, izale-i şuyu davası sonucu kayıt miktarının toplamının 23.000 dönüme çıkarıldığı anlaşılmaktadır. İzale-i şuyu davalırnda davacı ve davalı sıfatından söz edilemez. Davalı olarak gösterilen kişiler aynı zamanda davacı sıfatı taşırlar. Davanın amacı taşınmazlardaki ortaklığın sona erdirilmesidir. Mahkemece verilen kararda ortaklığın giderilmesi ile ilgili olup, tapu kayıtlarının miktarının düzeltilmesine ilişkin bir hüküm içermemektedir. Mahkeme kararında arazi miktarının tapu kaydından fazla olduğunun belirtilmiş olması, tapu kayıtlarında düzeltme yapmak için yeterli bir neden olamaz. Bu itibarla tapu idaresince tapu kayıtlarındaki miktaların düzeltimiş olması yasal dayanaktan yoksun bulunmaktadr. Bu itibarla davalıların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamlarının tesis tapu kayıtlarındaki miktar ve sınırlar dikkate alınarak saptanması zorunludur. Mahkemece tesis kayıtları uygulanmaksızın ifraz kayıtlarına değer verilerek kapsam belirlenmiş olması doğru bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; tapu kayıtları açıklaan şekilde uygulanmalı, kayıtların taşınmazı kapsamaması halinde taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait blunuğu, kimdn kima kaldığı, taşınmazın üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi konusunda yerel bilirkişiler ile taraflarca bildirilecek tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmalı, taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli olup olmadığı da belirlenerek ve tüm deliller birlikte değerlendirlmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması da doğru değildir.
Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 7.3.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy