(3402 S. K. m. 5, 19/2, 27, 28, 29, 30) (743 S. K. m. 628, 629, 630, 631)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 112 ada 18 parsel sayılı 38286 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava konusu olduğundan söz edilerek önce malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş, bilahare tutanağının Kadastro Mahkemesi'nce iadesi üzerine tapu kaydına istinaden verasette iştirak halinde H. evlatları R., M., Ş. mirasçıları ve M. adlarına hisseli olarak tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan taşınmaz üzerindeki muhdesatların davacıların babası Ş. tarafından yapıldığından bahisle mülkiyetin sübutu davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesi'nde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parselin tarafların dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz üzerindeki muhdesatın kime ait olduğuna ilişkindir. Taraflar arasında Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülen izale-i şuyu davası sırasında muhdesatın aidiyeti konusunda mahkemece taraflara önel verilmiş, bu karar doğrultusunda Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açılmış, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından taşınmazla ilgili tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmıştır. Hakim, önüne gelen uyuşmazlığı çözmekle yükümlüdür. Muhdesata ilişkin uyuşmazlık iştirak halinde mülkiyet şeklinde malik olan mirasçılar arasındadır. İzale-i şuyu davasının sağlıklı olarak çözümlenebilmesi ve paylaşımın adil olarak yapılabilmesi için muhdesatın kime ait olduğunun doğru olarak saptanması gerekir. Tarafların iştirak şeklinde malik bulunması 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi gereğince işlem yapılmasını engellemez. Zira, mirasçılar arasında açıkça çıkar çatışması bulunmaktadır. Hal böyle olunca, Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi gereğince tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili delilleri toplanarak ve değerlenirilerek muhdesatın kime veya kimlere ait olduğunun belirlenerek hüküm kurulması zorunludur. Ayrıca, Kadastro hakimi itirazlı parselle ilgili sicil oluşturmakla yükümlüdür. Dava konusu parselin malikhanesi davalı olması nedeniyle açık bırakılmıştır. Mahkemece maliklerin kimlikleri ve pay oranlarının belirlenerek tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, bu yönde hüküm kurulmaması da isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 25.1.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy