(3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 41 parsel sayılı 130500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle Bahattin K.'ın zilyetliğinde olduğu beyanlar hanesinde gösterilerek davacı (K.davalı) Hazine adına tespit edilmiştir. Davalı Bahattin K. mirasçılarının itirazı kabul edilerek teknisyenlerce çizilen krokide A harfi ile gösterilen 100.000 metrekarelik bölümün ifraz edilerek ayrı bir parsel numarası ile Bahattin K. adına, geri kalan 30.500 metrekare bölümünün de 41 parsel altında Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiş, davacı muteriz Abdullah oğlu Ahmet K.'ın itirazı hakkında ise bir karar verilmemiştir. Davacı Hazine 41 parselden ifraz edilip Bahattin K. adına tespitine karar verilen kısım hakkında tapu kaydına, diğer davacı Ahmet K.'da nizalı taşınmazın tamamına karşı zilyetliğe dayanarak yasal süresi içerisinde dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, 130.500 metrekare yüzölçümündeki nizalı parselin tamamı 4 pay kabul edilerek, 2/4 payının davacı Ahmet ve Fahriye K. adına eşit şekilde, 2/4 payının da Bahattin K. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı (K.davalı) Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, karada yazılı gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, aynı çalışma alanı içinde kayıt ve belgesiz olarak 100 dönümden fazla kuru arazinin zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Taşınmazın davacıların ve davalı Bahattin'in miras bırakanı Ali'den intikal ettiği belirtildiğine göre, Mahkemece Ali yönünden araştırma yapılmadığı gibi, Ali'nin ölüm tarihi de belirlenmemiştir. Hal böyle olunca; Ali K.'a ait aile nüfus kaydı getirilmeli, ölüm tarihi belirlenmeli, ayrıca Ali K. ile mirasçıları olan kişiler adına kayıt ve belgesiz olarak arazi tespit ve tescil edilip edilmediği, Tapu Sicil, Kadastro, Özel İdare ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorularak saptanmalı, miktar sınırlandırılması dikkate alınarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy