(3402 S. K. m. 14, 20, 30) (743 S. K. m. 645)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 148 ada 42 (34823 metrekare), 151 ada 20 (13250 metrekare), 151 ada 36 (24750 metrekare) ve 151 ada 46 (13.000 metrekare) parsel sayılı taşınmazlar öncesi kadim mer'a iken sürülerek tarla haline getirilmiş olmaları nedeniyle 150 ada 28 (12.000 metrekare), 150 ada 31 (60750), 152 ada 3 (5500 metrekare), 32 (8500 metrekare), 41 (25750 metrekare), 42 (11.250 metrekare) ve 52 (28750 metrekare) parsel sayılı taşınmazlar ise "mer'a" hudutlu 1946 tarihli vergi kayıtları miktar fazlası olmaları nedeniyle mer'a olarak sınırlandırılmıştır. Davacılar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece nizalı parseller Köye ait mer'a cinsli kaydı kapsamında kalması ve mer'aların zilyetlikle iktisabının mümkün olmaması nedeniyle davanın reddine, nizalı parsellerin mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın bulunduğu bölgede 4753 sayılı Kanun uyarınca Toprak Tevzi Komisyonları tarafından çalışma yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölge ile ilgili belirtmelik getirilmemiş, çekişmeli parselin hukuki durumunun ne olduğu bu şekilde saptanmamıştır. Ayrıca, belirtmeliği düzenleyen kişilerin hayatta olup olmadığı araştırılmamış, hayatta olanlar dinlenmek suretiyle taşınmazın öncesinin kadim mer'a olup olmadığı belirlenmemiştir. Toprak Tevzi Komisyonları mer'a tahsis etmek ve ihtiyaç fazlası olan mer'ayı tarım arazisine dönüştürmeye yetkilidir. Ancak; kadim mer'aların mer'a fazlası olduğu açıkça kararda belirtilmedikçe, bu arazilerin tarım arazisine dönüştürüldüğü vurgulanmadıkça ve tarıma dönüştürülen arazi yönünden belirtmelik düzenlenerek tapu oluşturulmadıkça o taşınmazın mer'a niteliğini değiştirdiği kabul edilemez. Bu nedenle, öncelikle çekişmeli parselin öncesinin kadim mer'a olup olmadığı mahallinde yerel bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif yapılıp saptanmalı, tespit bilirkişileri ile belirtmelik bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeli, belirtmelik uygulanmak suretiyle taşınmazın niteliğinin Toprak Tevzi Komisyonunca değiştirilip değiştirilmediği belirlenmeli, kadastro paftası, mer'a tahsis haritası ve belirtmelik tutanağı uygulanmak suretiyle mer'a ve tarım arazisi olarak bırakılan yerler ile dağıtıma tabi olan yerler tespit olunmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Öte yandan; davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, mer'a ile ilgili olarak açılan davalar ada bazında birleştirilmeli ve davalar birlikte çözümlenmelidir. Mahkemece bu hususun düşünülmemesi ve doğru değildir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), Yargıtay duruşması için takdir olunan 97.500.000.- TL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunandan alınarak, duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8.5.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy