(3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 633)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Mustafa vekilleri ile aleyhine temyiz istenilen Hakkı vekili ve Hacı vekili geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamlarında özetle; "189 sayılı parselin tespiti ve geometrik durumu kesinleşmiş olmakla tapulama tutanak ve eklerinin Tapulama Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi, taraf tapuları, komşu parsel kayıtlarıyla birlikte yöntemince uygulanarak 174 sayılı parselin hangi kayıt kapsamında kaldığının kesin olarak saptanması ve zilyetlik araştırması da yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması" gereklerine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 189 nolu parselin tutanak ve eklerinin Tapulama Müdürlüğüne iadesine, Hakkı nın davasının kabulüyle 174 nolu parselin adına tesciline, davalının müdahalesinin men'ine karar verilmiş; hüküm, davalı Mustafa tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmaya, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 189 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu parsel yönünden ONANMASINA,
2- Nizalı 174 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu parsel tapu maliki Asaf ın borcundan dolayı icra yoluyla satışa çıkarılmış ve davacı da bu satışa iştirak etmiştir. Ancak bu yer icraen davalı Mustafa 'ya 1973 yılında satılmış ve zilyedliği devredilmiştir. Bu hususta taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nizalı yer icra yoluyla satıldığına göre Medeni Kanunun 633. maddesine göre mülkiyet satın alana geçmiştir. Bu yere uymayan Asaf'a ait başka bir tapudan intikal muamelesinin yaptırılması sonucu etkili değildir. Kaldıki, davacı icra yoluyla yapılan satışa iştirak edip bu yerin davalıya satıldığını bildiği halde tekrar satın almaya kalkışması iyi niyet kurallarıyla da bağdaşmaz. Asaf 'a ait ve bu yere uyan tapu kaydının satışını kabul etmek gerekir. Asaf ın davacıya sonradan bu yere uyan tapuyla satış yapmasına da değer verilemez. Mahkemece bu yön dikkate alınarak taşınmazın davalı Mustafa adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA Yargıtay duruşması için takdir olunan 97.500.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine 9.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy