(3402 S. K. m. 11, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Taşınmazın 252 sayılı parsele revizyon gören tapu ve vergi kaydının miktar fazlası olduğu, bu nedenle fen memuru ve ziraatçı bilirkişisinin miktar fazlasını oluşturan dava konusu parselin de kayıtlar kapsamında kaldığını bildirmelerinin gerçek durumu yansıtmadığı, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi, teknik bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, tespit bilirkişilerin tamamı dinlenerek ve tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin davacı Sami adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında taşınmazın çalılık olarak tespitinin yapıldığı, her ne kadar ziraatçı bilirkişi bu yerin tarım arazisi niteliğinde olduğundan söz etmiş ise de; toprağın yapısı, eğimi, cinsi ve taşınmaz üzerinde ne tür tarım yapıldığı hakkında bilgi vermediğinden soyut beyanına itibar edilemeyeceği, yeniden araştırma yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Bozmadan sonra nizalı taşınmazın bulunduğu yeri inceleyen uzman ziraatçı bilirkişi 20.6.2000 tarihli raporunda taşınmazın %40-50 nispetinde meyilli olduğu, üzerinde 50 yaşın üzerinde meşe, pırnal, ahlat ve menengiç gibi yabani ağaçların bulunduğu, ağaç aralarının yabani otlar ve çalılarla kaplı olduğu, taşınmaz üzerinde imar ihya yapılmadığı, tarımsal faaliyette bulunulmadığını belirtmiştir. Bu teknik bulgular karşısında nizalı taşınmazın kültür arazisi olarak kullanıldığından söz edilemez. Bu bulgulara ters düşen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilemez. Davanın reddine, tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy