(3402 S. K. m. 13, 14, 20, 21) (743 S. K. m. 639, 645) (4721 S. K. m. 713, 720)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 127 ada 46 parsel sayılı 894 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kayıtları, ifraz, taksim, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde tapu kayıtlarına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; verilen kesin mehle rağmen keşif giderlerinin yatırılmamış olması karşısında keşif deliline dayanılmaktan vazgeçilmiş sayılacağından bahisle davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve uygulama karar için yeterli olmadığı gibi keşif giderlerinin yatırılması konusunda yapılan değerlendirmede dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dairemizce yapılan inceleme sonunda davacı tarafından aynı tapu kaydına dayanarak çok sayıda parsel için dava açıldığı, mahkemece önce bu davaların birleştirilip, bilahare hiçbir neden gösterilmeden ayrıldığı ve keşif günü verildiği; bir kısım parseller hakkında keşif yapılıp, bir kısmı üzerinde keşif yapılmadığı, mahkemece davacılara verilen süreye rağmen keşif giderlerinin yatırılmaması nedeniyle keşif delilinden vazgeçildiği gerekçe gösterilerek reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davacılar aynı tapu kaydına dayanarak dava açtıklarına göre; varılacak sonucun doğru olması, yargılamanın kısa zamanda ve az masrafla yürütülebilmesi için bir bütünden ayrılan bu parsellerle ilgili davaların birleştirilerek yürütülmesi gerekir. Mahkemece dosyaların tefrik edilerek yargılamanın yürütülmesine karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, davacılar tapu kaydına dayanmışlar, bu tapu kayıtları, tespite de esas olmuştur. Bu nedenle mahkeme keşif yapmadan önce dayanılan ve tespite de esas olan tapu kayıtlarının ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmeli, kaydın revizyon gördüğü parsel tutanakları ile bu parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan kayıtlar celbedilip dosya ikmal edildikten sonra keşif günü tayin edilmelidir. Mahkeme kendi görevini yerine getirmeden sonuçsuz kalacağı önceden belli olan keşif günü tayinine karar vermiş; bundan sonrada keşif delilinden vazgeçildiği nedeniyle davayı reddetmiştir. Dosya ikmal edilmeden ve sonuçsuz kalacağı önceden belli olan keşif günü tayini usul ve yasaya aykırıdır.
Bunlardan ayrı olarak mahkeme yargılamayı kısa zamanda ve çok az masrafla yürütmek zorunda olduğu halde; bir kısım dosyalarda taşınmazın ormana bitişik olma gibi bir durum söz konusu olmadığı ve ormanla ilgili soruşturmaya gerek bulunmadığı halde orman bilirkişileri huzuru ile keşfe karar verip, karşılanması güç masrafa neden olması da isabetli değildir.
Bir kısım dosyalarda davacı taraf masraf yatırmış mahkemece önceden yeterli hazırlık yapılmadığı için hükme yeterli olmayan keşifler yapılmıştır. Mahkeme bu dosyalarda re'sen yeniden keşif kararı verdiğine göre; bu masrafın bütçedeki ödenekten karşılanması gerekir. Davacıların ikinci kez masraf yatırma zorunluluğu yoktur. Mahkemenin bu dosyalar yönünden yaptığı değerlendirme yasaya aykırıdır.
Bu delillerle ve belirtilen değerlendirme ile varılan sonuç doğru değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle aynı tapu kaydına dayanılarak tespit yapılan ve davaya konu edilen parsellerle ilgisi tüm davalar birleştirilmeli, bundan sonra davacı tarafın dayandığı tapu kaydı esas alınarak tespiti yapılan parsellerin tutanak suretleri ile dayanılan tapu kaydı ve tedavülleri, davalı parselleri kenardan çevreleyen tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel biIirkişiler huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Arazi başında icra olunacak keşif sırasında dayanılan tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile okunup hudutları zeminde tek tek gösterilmeli, kaydın bilinemeyen hudutlarının tespiti için davacı tarafa tanık dinletme imkanı sağlanıp kaydın kapsamı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, kaydın tedavülü sırasında hudut ve miktarında değişiklik olduğu takdir de bunun nedeni üzerinde durulmalı, taşınmazın maliki, niteliği, intikali ve kullanımı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beraberde götürülecek fen memurundan kaydın kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, yargılama sonunda tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 23.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy