(469 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 918 parsel sayılı 64500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle D. B. A. mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın gayri sabit hudutlu olduğu, tapu kaydı miktar fazlasının Hazineye ait bulunduğu iddiasına, diğer davacılar tapu kaydına dayanarak itiraz etmişlerdir. Yargılama sırasında Remzi ve Ramazan G. hisse satışına ilişkin noter gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi D. B. A. mirasçıları adına tesciline ve müdahillerin taleplerinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafın dayandığı Ağustos 307 tarih ve 113 sayılı yoklama kaydının muvakkat kayıt olup daimi kaydının bulunmadığı bildirilmiş olduğundan bu kaydın tapu niteliğinde olmadığı, zilyetlik belgesi niteliğinde bulunduğu ve hudutlarının gayri sabit olduğu anlaşılmaktadır. Hazine'nin dayandığı tapu ise 1312 tarih 1, 2, 3 numaralı tapulardır. Bu tapuların haritasının bulunduğu tapu kayıtlarına verilen şerhlerden anlaşılmaktadır. Bu yerin Hazinenin dayandığı tapunun haritası kapsamında kalması halinde zilyetlikle iktisabı mümkün değildir. Bu itibarla tapunun dayandığı haritanın merciinden celbi ile yerine uygulanması, harita kapsamında kaldığı takdirde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Harita kapsamı dışında kalması halinde ise yoklama kaydı maliki D. B. A.nın mirasçılarının dosyada mevcut 8.4.1960 tarihli 959/733 esas, 960/195 numaralı veraset ilamında belirlenen şahıslar olup olmadığı sorulmalı, mirasçıların bu şahıslar olması halinde duruşmalara çağrılarak taraf sıfatı verilmeli ve yargılama bunların huzuru ile yürütülmeli, zilyetlik hususundaki delilleri sorulmalı, kararda taraf gösterilmeli, bu şahısların mirasçı olmadığının ve D. B. A.nın başka mirasçısının da olmadığının anlaşılması halinde mirasının Hazineye kalacağı düşünülmeli ve sonucu dairesinde bir hüküm kurulmalıdır. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA 08.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy