(3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Mevlüt Şişman vekili Avukat Fatime Paksoy ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat Aynur Sökmen geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; Davacı tapusu tesisinden itibaren celp edilerek yöntemince uygulanması, tapu sınırları incelenerek değişir nitelikte bulunup bulunmadığının saptanması, sınırların değişebilir nitelikte olduğunun kabulü halinde yüzölçümüne değer verileceğinin göz önünde tutulması, davacı tapusu kapsamı kesin olarak saptandıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Mevlüt Şişman tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı tarafından dava Mayıs 942 tarih 11 nolu tapu kaydına dayanarak açılmıştır. Dayanılan kaydın malikinin davacının da miras bırakanı olan Mehmet Şişman olduğu, 1960 yılında vefat ettiği belirlenmiştir. Dosya içinde bulunan Aşkale Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.9.1976 gün 1976/60-91 sayılı kararı ile davacı Mevlüt Şişman'ın Medeni Kanun'un 581.maddesi gereğince Mehmet Şişman mirasçılarına tereke mümessili olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından tapu kaydının kendisine intikal ettiği ileri sürülmemiştir. Bu durumda davanın terekeye izafeten açıldığının ve yürütüldüğünün kabulü gerekir. Bu nedenle davacı Mevlüt Şişman'ın terekeye izafeten davayı yürütmesi nedeniyle Mehmet Şişman terekesi mümessili olarak karar başlığında gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz ve bozmayı gerektirir.
2- Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; Tapu kaydının çekişmeli parsele uyduğu değişmez sınırlı olduğu kabul edildiği halde davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın dayandığı Mayıs 1943 tarih 11 nolu tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı mahallinde yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarıyla sabittir. Tapu kaydının doğu ve kuzeyinde bulunan Karasu nehrinin yatak değiştirmediği, güneyde bulunan ark sınırının da güneyinde davacılara ve kişilere ait taşınmazlar olduğu, kaydın batı sınırı olarak İbrahim Efendiyi okuduğu belirlenmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 20/B maddesi gereğince sınırları itibariyle tapu kaydının sabit sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Kaydın kadastro sırasında başka parsele revizyon görmüş olması sonuca etkili değildir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Hal böyle olunca; davanın kabulüne, tapu kaydının iptaliyle taşınmazın tamamının iştirak halinde mülkiyet şeklinde Mehmet Şişman mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 250.000.000 TL. vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak, kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine 09.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy