(4721 S. K. m. 633) (2942 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Dava konusu taşınmazların tamamının 1966 yılında yapılan ve kesinleşen kamulaştırma haritası kapsamında kaldığının anlaşıldığı, Medeni Kanun'un 633. maddesi gereğince kamulaştırmanın kesinleşmesiyle taşınmazın mülkiyetinin kamulaştırmayı yapan idareye geçeceği, eğer iktisap şartları oluşmuş ise 2942 Sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca zilyet yararına zilyetliğin sübutuna karar verilebileceği açıklanarak; kadastro tespitinden önce dere yatağı olduğu anlaşılan ve krokide D harfi ile gösterilen bölüm yönünden davanın reddine, ( A, B ve C ) harfleri ile gösterilen bölümler hakkında da davacılar yararına kamulaştırma tarihine kadar iktisap şartları oluştuğundan zilyetliğin sübutuna karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın krokide D harfi yönünden açılan davanın reddine, ( A, B ve C ) ile gösterilen bölümler yönünden davacılar yararına zilyetliğin sübutuna, krokide ( A ve B ) bölümlerinin davacılardan Vehbi adına, ( C ) bölümünün de İshak adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ile Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere ve kararda yazılı gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, bozma kararına uyan mahkemece bozma doğrultusunda işlem yapmak ve hüküm kurmakla yükümlüdür. Hükmüne uyulan bozma kararında açıkça kesinleşmiş kamulaştırma haritası kapsamında kalan ve yola kalbedilen arazinin tescile tabi olduğu belirtilerek bu bölümlerle ilgili olarak zilyetliğin sübutuna karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde tescil kararı verilmiş bulunmaktadır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de mahkemece yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemektedir.
Sonuç: Kararın hüküm fıkrasının 7 ve 8. satırlarındaki "krokide A ve B ile gösterilen yerlerin davacı Vehbi adına, C harfi ile gösterilen yerin muteriz İshak adına tapuya kayıt ve tesciline" sözcüklerinin hükümden çıkartılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 4.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy