(3402 S. K. m. 9) (221 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Yargıtay bozma ilamında özetle Belediyeye ait 1937 tarih 46 ve 47 nolu tapu kayıtları ile Vakıflar İdaresine ait Haziran 1934 tarih 100 nolu tapu kaydının dayanağı belgeler varsa harita ve krokisinin istenmesi, bundan sonra yerel ve uzman bilirkişiler aracılığı ile yerine uygulanması ve ortak sınırın belirlenmeye çalışılması, tarafların gösterdiği tanıkların dahi bu konuda dinlenmesi, 16 nolu parselin doğu bölümü Belediye tarafından park yeri olarak kullanıldığı açıklandığından vakıfların dayandığı tapu kaydının taşınmazın bu bölümünü kapsaması halinde 221 sayılı Yasa karşısında tapunun değerini koruyup korumadığının araştırılması, taraf tapu kayıtlarının oluşturulduğu tarihteki ortak sınırın belirlenememesi halinde tapu kayıtlarının diğer sınırları da gereği gibi saptandıktan sonra tapu kayıtlarındaki miktarlarda göz önünde tutularak taşınmazların yüzölçümleri arasında orantı kurmak sureti ile miktar fazlasının taraflar arasında paylaştırılmak suretiyle kayıtların kapsamlarının belirlenmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu 381 ada 1 parselin 26.3.2002 tarihli teknik bilirkişilerin raporunda sarı ile gösterilen 1203,23 metrekare olarak davalı Belediye adına, 381 ada 2 parselin kırmızı ile gösterilen 1654,40 metrekare olarak davalı Belediye adına tesciline 381 ada 16 parselin mavi ile gösterilen 2194,11 metrekare olarak davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tesciline, aynı rapor ve krokide A harfi ile gösterilen 159.19 metrekarelik ve B harfiyle gösterilen 140.25 metrekarelik kısımların son parsel numaraları verilerek yol olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Vakıflar İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 14.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy