(3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 73, 388/2)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 106 ada 11 parsel sayılı 23.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilerek Fatma adına tespit edilmiştir. Davacılar Ahmet ve arkadaşları, yasal süresi içinde tespit malikinin mirasçıları olduklarını, taşınmazın Fatma mirasçıları adlarına tescili için dava açmışlardır. Yargılama sırasında Hazine, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olup, iktisap şartlarının davalılar yararına oluşmadığına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin fen bilirkişisi krokisinde "A" harfi ile gösterilen kısmının taşlık arazi olarak Hazine adına, "B" harfi ile gösterilen kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/2. maddesi uyarınca tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin karar başlığında gösterilmesi zorunludur. Davacı oldukları anlaşılan Mehmet, Ahmet ve Ökkeş karar başlığında gösterilmemiştir. Karar başlığının usule uygun düzenlenmemesi bozma nedenidir. Ayrıca, çekişmeli parsel kadastro sırasında Ali kızı Fatma adına tespit edilmiştir. Dava mirasçılardan sadece Ali aleyhine açılmıştır. Bu durumda ölü olduğu anlaşılan Fatma'nın tüm mirasçılarının davaya katılmaları sağlanarak iddia ve savunmaya ilişkin tüm deliller toplanarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, usulen taraf teşkil edilmeksizin hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy