(3402 S. K. m. 13, 14) (4721 S. K. m. 974)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 135 ada 2 parsel sayılı 2942 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Temur adına tespit edilmiştir. Davacı Ahmet, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı olup, kayıt malikinden irsen intikallerle kendisine geçtiğini, taşınmaza davalının kendisine ait diğer taşınmazlarla birlikte ortakçı sıfatıyla zilyet olduğuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın öncesinin davacının babası Kadir'e ait olduğu, taşınmaza 30 yıldır davalının zilyet bulunduğu tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının zilyetliğinin asli ve fer'i olup olmadığı konusundadır. Davacı kendisine ait tarlaların davalı tarafından ortaklaşa kullanıldığını, bu evin de bu nedenle kendisine tahsis edildiğini ve zilyetliğin fer'i olduğunu ileri sürmektedir. Buna karşılık davalı ise taşınmazı 30 sene önce davacının babasından bir keçi karşılığı satın aldığını ve zilyetliğinin asli olduğunu bildirmektedir. Davalı, satım olgusuna ve bu nedenle malik sıfatıyla taşınmaza zilyet olduğunu ileri sürdüğüne göre savunmasını kanıtlamakla yükümlüdür. Davalının savunması itibariyle davada kanıtlama yükümlülüğü davalıya aittir. Davalıya bu konuda olanak tanınmalı, bildirdiği ve bildireceği tüm deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy