(818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 102 ada 345, 346 ve 357 parsel sayılı 31298.92, 24.620.12 ve 3.056.467.45 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 345 ve 346 parseller öncesinde mer'a iken Aslan Oba tarafından tarla haline getirildiği, bu gibi yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı belirtilerek tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, 357 parselde kadimden bu yana mer'a olarak kullanıldığı belirtilerek mer'a olarak sınırlandırılmıştır. Davacılardan Kadir Oba ve arkadaşları, yasal süresi içinde çekişmeli 345 ve 346 parseller ile 357 parselin bir bölümü hakkında davacı Faruk Patır da sadece çekişmeli 357 parselin bir bölümünü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; birleşen dosyada davacı Faruk Patır'ın açtığı davanın reddine, davacılar Kadir Oba ve arkadaşlarının 346 ve 357 nolu parseller aleyhine açtığı davanın reddine, çekişmeli 345 nolu parsel için açtıkları davanın kabulüne, bu parselin davacılar Kadir Oba ve arkadaşları adına payları oranında tesciline, 346 parselin tespit gibi Hazine adına tesciline, 357 parselin mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılardan Kadir Oba ve arkadaşları ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, karada yazılı gerektirici nedenlere ve zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı saptanarak doğru olarak hüküm kurulduğuna göre yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile 102 ada 346 ve 357 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davalı Hazinenin çekişmeli 102 ada 345 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece çekişmeli parselin mer'a olmadığı ve zilyetlikle iktisap şartlarının davacılar yararına gerçekleştiği yolunda hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Kadastro tutanaklarının edinme sebebi sütununda taşınmazın öncesinin mer'a olduğu tutanak bilirkişileri tarafından bildirmiştir. Mahkemece aykırı sonuca varıldığı halde tutanak bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmemiş, taşınmazın önceki niteliği kesin olarak saptanmamıştır. Dosya getirtildiği halde Yozgat Sulh Ceza Mahkemesinin 1995/245 esas ve 1996/396 sayılı karar ve krokisi usulen mahalline uygulanmamış, kararın bu taşınmaza ait olup olmadığı belirlenmemiştir. Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca ceza hakiminin mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlar. Öte yandan kaymakamlık men kararı usulen mahalline uygulanmamış, inceleme tutanağında gösterilen kişiler tanık sıfatıyla dinlenmemiştir. Taşınmazın batısında bulunan 359 sayılı parselle ilgili davanın da derdest olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece taşınmazı çevreleyen 344, 347, 348 ve 349 sayılı parsellere ait tutanaklar getirtilmemiş, tespitlerin kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmemiş ise bütün davaların birleştirilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Mer'aların zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy