(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 4169, 4170 parsel sayılı 5632.82 ve 3664.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar zilyedi yararına mülk edinme koşullarının oluşmadığından söz edilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tesciline ve zirai bilirkişi raporunda gösterilen muhdesatın davacı adına tutanağın beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın 1985 yılında ırmağın taşan sularına maruz kalmasını zilyetliğin başlangıç tarihi olarak kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmamışsa da, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık taşınmazın davacının babasının zilyedinde iken 1970 yılında zilyetliğin davacıya geçtiğini, o tarihten beri davacının bu yere zilyet olduğunu haber vermişlerdir. Dosyada mevcut jeolog ve uzman ziraatçi bilirkişi raporlarının incelenmesinde bu yerin ırmakğın zaman zaman taşkın suları altında kaldığını, ancak 1965 yılında A Barajının yapılması ile yerin su baskınlarından kurtulduğu ve tarım arazisi olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Raporlar ile bilirkişi ve tanık beyanları birbirini teyit eden nitelikte olup, taşınmazın 1985 yılında su baskınına uğraması zilyetliğin başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinde isabet bulunmamaktadır. Arızi olarak yerin su baskınına uğraması zilyetliğin kesilmesi olarak kabul edilemez ve zilyetlikle iktisaba engel teşkil etmez. Tespit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleştiği kabul edilerek davacı adına tescile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy