(2863 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 216 ada 159 parsel sayılı 27818.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1. derece Arkeolojik sit alanı içinde kalması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Yaşar ve müşterekleri, yasal süresi içinde harici satış, irsen intikal, taksim, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli parselin fen bilirkişinin 21.1.1998 tarihli raporunda ( A ) harfi ile belirttiği 1632.63 metrekarelik yerin tespit gibi Hazine, geri kalan 26185.98 metrekarenin tespit gibi davacılar adlarına iştirak halinde tesciline, beyanlar hanesine 1. derece arkeolojik sit ve 3. derece doğal sit alanı içinde kaldığının yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. 2863 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca Kültür ve Tabiat Varlıkları ile bunların koruma alanları zilyetlikle kazanılamaz. Arkeolog bilirkişinin raporu hükme yeterli değildir. Taşınmazın üstünde ve altında kültür ve tabiat varlığı olup olmadığı kesin olarak saptanmalı, teknik bilirkişiye bulunduğu yerler krokide işaret ettirilmeli, krokide koruma alanları da denetime elverişli biçimde gösterilmelidir. Ziraatçı bilirkişi taşınmazın bazı bölümlerinin kullanılmadığını bildirmiştir.
Sonuç: Bu bölümlerin açıkça saptanması, ağaç dağılımının zilyetlikle kazanmaya uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir, eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 2.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy