(2942 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 429)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Halis geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraf gelmedi. Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.Gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle: "116 ada 16 parsel yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşması nedeniyle teknik bilirkişi raporunda ( A ) harfiyle gösterilen 3.500 metrekare miktarındaki bölümünün davacı, geriye kalan 8.801 metrekare miktarındaki bölümünün ise davalı Sevdiye adına tesciline karar verilmesi, 115 ada 61 parselin ise kök muris Süleyman'a ait iken 1958 yılında oğulları Halil İbrahim ve İhsan'a temlik ettiği, Halil İbrahim'inde 1989 tarihli noter senediyle taşınmazın tamamını davacıya sattığının sabit olduğu açıklanarak davacının bayii Halil İbrahim ile kardeşi İhsan arasında taksim yapılıp taşınmazın tamamının Halil İbrahim'e isabet edip etmediğinin usulünce araştırılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; 116 ada 16 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda ( A ) harfiyle gösterilen 3.500 metrekare miktarındaki bölümünün davacı, geriye kalan 8.801 metrekare miktarındaki bölümünün ise davalı Sevdiye, 115 ada 61 parsel sayılı taşınmazın 24/48 payının Halil İbrahim'e, 24/48 payın ise İhsan mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece temyize konu 115 ada 61 sayılı parselin davalıların murisi Süleyman'a ait iken ölünceye kadar bakma akdi nedeniyle oğulları İhsan ve H.İbrahim'e intikal ettiği, murisin çocukları arasında yapılmış bir taksimin varlığının davacı tarafından ispat edilemediği kabul edilmek suretiyle söz konusu parselin H.İbrahim ve İhsan mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yetersiz değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere 115 ada 61 sayılı parselin Süleyman'a ait iken oğulları İhsan ve Halil İbrahim'e 1958 tarihinde temlik edildiği ve bilahare bu taşınmazın tamamının 26.6.1989 tarihli noter senediyle Halil İbrahim tarafından davacı Halis'e satılıp teslim edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satıcı Halil İbrahim taşınmazın 1/2'sine malik olduğu halde tamamını satmaya yetkili olup olmadığı, bir başka anlatımla davacının iddia ettiği gibi İhsan ile Halil İbrahim arasında taksim yapılıp taksimde taşınmazın tamamının satıcı Halil İbrahim'e isabet edip etmediği konusundadır. Davacı, İhsan ve Halil İbrahim arasında yapılan taksimde taşınmazın tamamının Halil İbrahim'e isabet ettiğini iddia etmiş ve taksimi bilen tanıklarının ismini bildirmiştir. Mahkemece davacının ismini bildirdiği tanıkların arazi başında dinlenilip taksim konusunda bilgilerinin alınmaması isabetli değildir. Öncelikle ismi bildirilen tanıklar arazi başında dinlenilip murisin oğlu İhsan ile davalı Halil İbrahim arasında taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmışsa bu taşınmazın kime düştüğü, davalı H.İbrahim'e düşmüşse İhsan'a bu taşınmazdaki hissesine karşılık ne verildiği, taşınmaz verilmişse nereden verildiği ve akibetinin ne olduğu, taksim hususunda kesin bilgi sahibi değiller ise H.İbrahim'in taşınmazın tamamını davacıya ne suretle sattığı sorulmalı, 26.9.1958 tarihli senette yazılı taşınmazların kadastro tespiti sırasında hangi parsel numarası ile sınırlandırıldığı ve kimler adına tespit edildikleri bir diğer anlatımla taksime konu olup olmadıkları araştırılmalı, gerektiğinde muristen intikal eden tüm taşınmazlarla ilgili tutanaklar getirtilip incelenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmemesi ve davacıya taksimi ispat etme imkanının verilmemesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; dava ve temyize konu 115 ada 61 sayılı parsel kadastro tespiti sırasında 2 hisse itibar olunmuş ve 1 hissesi davacı Halis, 1 hissesi de İhsan adına tespit olunmuştur. Davacı Halis, İhsan adına yazılan hissesinde kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Tutanaktaki Halis hissesine karşı açılmış bir dava bulunmamaktadır. Davacının hissesine yönelik dava bulunmadığı halde incelemeye konu kararda davacı hissesinin H.İbrahim adına tesciline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy