(3402 S. K. m. 22, 25)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yenileme kadastrosu sırasında 2191 parsel sayılı 2880 metrekare yüzölçümündeki davacı Hazineye ait taşınmaz 257 ada 15 sayılı parsel olarak 2760.62 metrekare olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde 119.38 metrekare eksikliğin davalı Mustafa Cura'ya ait eski 1507 parsel sayılı 3710 metrekare iken, yeni 257 ada 16 parsel sayılı 3810.35 metrekare olarak tespit edilen taşınmaz ve diğer komşu parseller içinde kaldığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve temyize konu 257 ada 16 parsel nolu taşınmazın, fen bilirkişilerin 18.12.2003 tarihli ek rapor ve krokisinde (B) harfiyle gösterilen 3658.53 metrekare olarak tapuya tesciline, (A1) olarak gösterilen 82.41 metrekarelik yer ile (A2) olarak gösterilen 69.41 metrekarelik yerin orman olarak çıkarılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Mustafa Cura vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava yenileme kadastrosuna ilişkindir. Yenileme kadastrosu ile ilgili davaların taraflara izafeten görülmesi ve çözümlenmesi zorunludur. Mahkemece de kabul edildiği üzere yenileme kadastrosu ile mülkiyet değişikliği yapılamaz. Yenileme kadastrosu teknik çalışmalarla sınırlıdır. Açıklanan nedenlerle çekişmeli parselin bir bölümünün ifrazına karar verilerek orman olarak çıkarılması doğru değildir. Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy