(3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü.
Karar: Kadastro sırasında 128 ada 3 parsel sayılı 21.370,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Hazineye intikal eden yerlerden olduğu belirtilerek davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Haydar Doğancay, yasal süresi içinde tapu kaydı irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile vekalet ücretini yetersiz bulan davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı ile tapu kaydı maliki arasında akdi ve irsi bir bağın bulunmadığı ve taşınmazın 1974 yılından dava tarihine kadar kullanılmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafın dayanağını oluşturan 25.1.1943 tarih 42 numaralı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, celbedilen kaydın davaya konu parseli dört hududu ile kapsadığı mahalli bilirkişi tarafından ifade edildiği halde bu beyan komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmemiş, tapuda 1/5 hissenin maliki olarak görülen Yusuf Doğançay'ın davacının babası olduğu ve Yusuf Doğançay'ın 1.2.1974 tarihinde vefat ettiği celbedilen nüfus kaydı ile belirlendiği halde yanlış değerlendirme sonucu tapu maliki ile davacı arasında hiçbir bağın bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma yetersiz, değerlendirme ise dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmaza komşu 1, 2 ve 4 numaralı parselin dışında kalan ve doğu, kuzey ve kısmen güneydeki derenin ötesinde yer alan taşınmazlarla komşu Akyamaç Köyü kadastro sahasında tespit gören taşınmazların tutanak ve dayanaklarını oluşturan belgelerle davacı tarafın dayandığı tapu kaydının ihdasından itibaren tüm tedavülleri celbedilip dosya ikmal edildikten sonra keşif icra edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında dayanılan tapu kaydı ve satış senetleri ayrı ayrı uygulanıp kapsamları belirlenmeli, bilirkişice zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti yönünden taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, taşınmaza sınır olan derenin kadim nitelik taşıyıp taşımadığı sorulmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, uygulama sonunda tapu kaydının davaya konu parsele ait olmadığı belirlendiği takdirde 1974 yılından itibaren taşınmaz üzerindeki tasarrufa ara vermenin iradi terk niteliği taşıyıp taşımadığı araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy