(3402 S. K. m. 12) (1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 115 ada 141 parsel sayılı 4784.04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Hüseyin Pala adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın öncesinin orman olduğu ve zeytincilik parseli olarak kimseye tevzi edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hüseyin Pala tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle iktisap şartlarının davalı taraf yararına gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, davalı tarafından kadastro tespitinden 20 yılı aşkın süre önce imar ihya edildiği ve zeytinlik haline getirildiği gerekçe gösterilerek davalı adına tespit edilmiştir. Yargılama sırasında bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar tutanağı doğrular yönde beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece ziraat bilirkişisinin imar-ihyanın tespitten 18 yıl önce tamamlandığı yönündeki beyanı esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Tespit tutanağı ve yargılama sırasında bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile uzman bilirkişi raporu çelişmektedir. Mahkemece bu çelişkinin giderilmesine çalışılmaması ve imar-ihyanın ne sebeple ve ne suretle tespitten 18 yıl önce tamamlandığı hususundaki bilirkişi raporunun bilimsel verilere dayanıp dayanmadığı tartışılmadan ve hatta uzman bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınmadan karar verilmesi doğru değildir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için; mahallinde uzman ziraat bilirkişiler kurulu aracılığıyla keşif icra edilmeli, bilirkişiler kurulundan taşınmazın imar-ihyasının başlayış ve bitiriliş tarihi, taşınmaz üzerindeki ağaçların yaş durumu ile ağaçların gelişmemesinin bakıp gözetmeyle ilgili bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, alınacak yeni raporun eski raporla ve tespit tutanağıyla çelişmesi halinde bunun üzerinde durulup giderilmesine çalışılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın imar-ihyasının başlama ve bitirilişi ile ilgili maddi olaylara dayalı bilgi alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kadastro tespitinden önce davalı tarafından meydana getirildiği anlaşılan zeytin ağaçlarının kütüğün beyanlar hanesinde muhtesat olarak gösterilmemesi de yasaya aykırıdır. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 5.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy