(1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 236 ada 9 parsel sayılı 13.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Halil oğlu İbrahim Kızılkaya adına tespit edilmiştir. Muterizlerden Enver Keçeci'nin itirazı red edilmiş, Hazinenin itirazı ise kabul edilerek taşınmazın harita örneğinde gösterilen 1300 metrekarelik bölümün orman vasfıyla, geri kalan 13.400 metrekarelik kısmının da tarla vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ve bu karara karşı yasal süresi içerisinde Kadastro Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde Enver Keçeci ile İbrahim Kızılkaya mirasçıları tarafından ayrı ayrı davalar açılmıştır. Dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; taraflarca takip edilmediğinden bahisle dosya önce müracaata bırakılmış ve daha sonra da yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle 17.3.1986 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı Mehmet Keçeci, çekişmeli 9 nolu parselin tapuda davalı gözüktüğünden işlem yapılmadığı, taşınmazın murisi Hüseyin'den mirasçılarına intikal etmiş olup mirasçılar arasında yapılan taksimde kendisine düştüğüne dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine, çekişmeli parselin tutanak ve ekleri Asliye Hukuk Mahkemesinin Kadastro Mahkemesi sıfatıyla baktığı 1983/70 esas, 1986/41 karar sayılı dosyasında bulunduğundan dosyanın gönderilmesi konusunda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı Mehmet Keçeci vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 236 ada 9 numaralı parselin tutanağının kesinleştiğinden bahisle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 236 ada 9 numaralı parsel kadastro tespiti sırasında İbrahim Kızılkaya adına tespit edilmiş, itirazları inceleyen kadastro komisyonu taşınmazın 1300 metrekarelik kısmının, orman olarak geri kalan 13.400 metrekarelik kısmının ise tarla olarak Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Kadastro Komisyonu kararının ilgililere tebliği üzerine Ahmet Kızılkaya ve arkadaşlarının 22.3.1983 tanzim ve havale tarihli dilekçe ile açtıkları dava Saray Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/93 esasına, Enver Keçeci'nin 10.3.1983 tarihli dilekçe ile açtığı dava ise aynı mahkemenin 1983/70 esasına kaydedilmiştir. Yargılamanın devamı sırasında 1983/93 esas sayılı dava dosyası 1983/70 esas sayılı dosya üzerinde birleştirilmiş, bu dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda mahkemenin 17.3.1986 tarih 1983/70 esas, 1986/41 sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Söz konusu kararın tetkikinden de anlaşılacağı üzere işlemden kaldırma kararı davacı Enver Keçeci'nin talebi ile ilgilidir. Birleştirilen Ahmet Kızılkaya ve arkadaşlarının talebi hakkında verilmiş bir karar bulunmamaktadır. Ahmet Kızılkaya ve arkadaşları tarafından açılan dava hakkında bir karar verilmediğine ve bu dava hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümleri uygulanacağına göre parselle ilgili olarak süresinde açılmış bir dava mevcut olup bu parselin tutanağı kesinleşmemiştir. Kesinleşmeyen tutanaklara karşı açılacak davalara bakma görevi Kadastro Mahkemesine aittir. Hal böyle olunca, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/70 sayılı dosyası ile bu dosya ile birleştirilen dava dosyasının tarafları da davaya çağrılıp iddia ve savunmaları ile ilgili delilleri istenip gerekli değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy