(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Davalının dayandığı vergi kaydının kayıt maliki ile davalı arasındaki akdi ve ırsi ilişkinin belirlenmesi gerektiği, böyle bir ilişkinin varlığı halinde kaydın genişletilebilir sınırlı olduğundan miktarına değer verilmesi ayrıca miktar sınırlamasının da dikkate alınması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin 31.10.2003 tarihli fen bilirkişisi krokisinde "B" harfiyle gösterilen 12.364.59 metrekarelik bölümün Hazine, "A" ve "C" harfleri ile gösterilen bölümlerinin ise davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Aynı çalışma alanı içinde kayıt ve belgesiz olarak 100 dönüm miktarındaki arazinin zilyetlikle kazanılması mümkündür. M Kadastro Mahkemesinin 28.6.2002 gün ve 2001/99 esas, 2002/79 sayılı kararı ile davalı Mustafa adına 107 ada 2 nolu parselin 95256 metrekare olarak tesciline karar verildiği ve kararın kesinleştiği saptanmıştır. Kesinleşen karar zilyetliğe dayalı olarak verilmiş Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinin son fıkrasında belirtilen belgelere de dayanılmamıştır. Davalı adına ayrıca belgesiz olarak 36302 metrekare yer tespit edildiği Kadastro Müdürlüğü'nün 13.7.2001 gün ve 765 sayılı yazılarından anlaşılmıştır. Miktar sınırlaması nedeniyle tespitin iptal edilerek taşınmazın tamamının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 9.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy