(3402 S. K. m. 29/2) (1086 S. K. m. 38)
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 99 parsel sayılı 56750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz sahipsiz yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş, kadastro komisyonunca itiraz kabul edilerek Abdülhamit adına tescil edilmiştir. Hazinenin açtığı tespite itiraz davası sonunda 5000 metrekarelik kısmı Abdülhamit mirasçıları adına 51.750 metrekarelik kısmı da Hazine adına tesciline karar verilmiş, karar kesinleşerek hükmen adlarına 308 ve 309 parsel altında tescil ediliştir. Davacı Sabri, taşınmazın kök murisi Hacı Mehmet'e ait olduğu ve adına tapuda kayıtlı olduğu iddiasına dayanarak tapu kaydının iptali ile mirasçıları adına tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tereke mümessili Sabri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmasına göre davacının 308 sayılı parsele yönelik diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, bu parselle ilgili dava, tapuda malik olan ve dava tarihinde sağ bulunan kişiler aleyhine açılmadığına göre davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde ibareler kullanılıp davanın esastan reddine karar verilmesi isabetsiz ise de; bu hususun düzeltilesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının bir nolu bendindeki davacının davasının reddine ibaresi hükümden çıkarılarak yerine "1-a) davacının davaya konu 308 sayılı parsele ilişkin davasının husumet nedeniyle reddine, b) Davacının 309 sayılı parsele yönelik davasının reddine" ibareleri yazılmak suretiyle 308 sayılı parsele ilişkin hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,
2- Davacının Hazine adına hükmen tescil edilen 309 sayılı parsele ilişkin temyizine gelince; 309 sayılı taşınmaz hükmen Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı 26.11.2001 tanzim ve 28.11.2001 havale tarihli dilekçe ile ve Hazineyi hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Bu parsel yönünden husumetin yanlış tevcihi gibi bir durum söz konusu değildir. Hal böyle olunca; Mahkemece bu parsel yönünden davanın tarafı olan davacı ve Hazineden iddia ve savunmaları ile ilgili delilleri istenmek, dilekçede yazılı tapu kayıtları ile Kadastro Mahkemesinin 26.12.1991 tarih 1988/21 esas ve 1991/96 karar sayılı dosyası ile tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip gerekli değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekir. Bu parsel yönünden husumet doğru tevcih edildiği ve taraf teşkili sağlandığı halde Mahkemece taraf teşkili için verilen sürede ara kararı gereği yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy