(1086 S. K. m. 45) (3402 S. K. m. 20, 21)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Davalı tarafın dayandıkları tapu kayıtlarının "Tono Veledi Serkis" ve "Arşak" ve Mukos tarlası" hudutları kaçak ve yitik kişiler olmakla bu kayıtlar gayri sabit hudutlu kayıtlardan olduğu, miktarları ile geçerli olduğu, miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilebilmesi için kaçak ve yitik kişilere ait yerlerin Hazinece dağıtım ve dağıtım sonucu oluşan kayıtların bu yönü tapu maliklerinin yeri olarak hudut göstermesi gerektiği, bu nedenle kaçak ve yitik kişi yeri olarak gösterilen yerlerin Hazine'ce temlik edilip edilmediği, edilmişse kayıtların getirtilerek nizalı taşınmaz yönünü nasıl hudut gösterdiklerinin araştırılması, Hazine'ce dağıtım yapılmamışsa miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağının düşünülmesi, kaydın hilafının ancak başka bir kayıtla ispat edilebileceğinin dikkate alınması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu 116 ada 3 parselin teknik bilirkişi raporunda ( A ) harfi ile gösterilen 5514 metrekarelik kısmın tespit gibi tesciline, ( B ) harfi ile gösterilen 28.082 metrekarelik kısmın kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tesciline, 113 ada 7 parselin krokisinde ( A ) harfi ile gösterilen 11.031 metrekarelik kısmın tespit malikleri adına hisseleri oranında tespit gibi tesciline, ( B ) ile gösterilen 4772.21 metrekarelik kısmın kayıt miktar fazlası olarak davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu 116 ada 3 sayılı parselin krokide ( A ) harfi ile gösterilen 5514 metrekarelik kısmının davalılar, geri kalan bölümünün Hazine adına, davaya konu 113 ada 7 parselin ( A ) harfi ile gösterilen 11.031.2 metrekarelik bölümünün davalılar, geri kalan bölümünün ise Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında da belirtildiği üzere davalıların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının hudutlarında "Tono Veledi Serkis", "Arşak" ve "Mukos" tarlaları hudut gösterilmiş olup, bu kişilerin kaçak ve yitik kişi olduğu ve bunlardan Devlete intikal eden malların Hazine'ce usulüne uygun olarak dağıtılmadığı, bu nedenle dayanılan tapu kayıtlarının gayri sabit hudutlu olup, miktarı ile geçerli bulunduğu tüm dosya kapsamı ile belirlenmiştir.
Hal böyle olunca; Davalıların dava konusu 113 ada 7 parsele uyduğunu iddia ettikleri tapu kaydı 11028 metrekare olup, aynı tapu kaydı sabit hudutlardan başlamak üzere 113 ada 3 sayılı parsele uygulanmış bu parsel 13043.92 metrekare olarak davalılar adına tespit edilip kesinleşmiş bulunmaktadır. Bir diğer ifade ile davalılar miktarı ile geçerli bulunan tapunun miktarından fazla taşınmaz almış durumdadırlar. Mahkemece değerlendirme yapılırken bu hususun nazara alınmaması doğru değildir. Davalı tapusu 113 ada 3 nolu parsele revizyon görüp kesinleştiğine göre Hazine'nin 113 ada 7 sayılı parselle ilgili davasının kabulüne ve bu parselin tamamının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir. Hazine'nin 116 ada 3 sayılı parsele ilişkin temyizine gelince; Davalıların 116 ada 3 sayılı parsele uyduğunu iddia ettikleri tapu kaydının 116 ada ve 2 sayılı parsele revizyon gördüğü ve eylemli durumda 3 nolu parselle bir bütün olan 2 sayılı parselin aynı taraflar arasında davalı olup, davanın aynı mahkemenin 2000/18 esasında kayıtlı bulunduğu ve derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda parsellerden biri için verilecek karar diğerini de etkileyecek durumdadır. Davaların birleştirilmesi halinde kısa zamanda, az masrafla doğru sonuca varmak daha kolay olacaktır. Bu durumda mahkemenin 2000/18 esasındaki davanın bu dosya ile birleştirilmesi ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülüp bitirilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemenin bu hususu nazara almaması isabetli bulunmamaktadır. Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy