(2004 S. K. m. 74, 337, 338)
Dava: Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık M'nin İİK'nun 338. maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığı'nın bozma istemli tebliğnamesiyle dosya daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak gereği görüşüldü:
Karar: Gerçeğe aykırı mal beyanında bulunmak suçunun oluşabilmesi için öncelikle sanık tarafından verilmiş, İİK'nun 74. maddesinde öngörülen vasıfları içerir mal beyanı dilekçesinin olması gerekmektedir. Örnek 163 ödeme emrinin sanığa 30.05.2003 tarihinde tebliğine rağmen sanığın yasal süresi geçtikten sonra 10.06.2003 tarihinde mal beyanında bulunduğu, bu nedenle de geçersiz mal beyanı dilekçesine dayanılarak suçun oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de, hüküm tarihinden önce 30.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4949 Sayılı Yasanın 99. maddesi ile İİK'nun 352. maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK'nun 354. maddesinde gösterilen nedenlerle düşeceğinin kararda gösterilme zorunluluğuna uyulmaması,
Sonuç: İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 04.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy