16. Hukuk Dairesi 2005/11318 E., 2005/10658 K. ZİLYETLİĞİ KAZANMA
3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 13 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında genel kadastro iie oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında 181 ada 47 parsel sayılı 3951.59 metrekare yüzölç-mündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı Alime ve arkadaşlarının Feyzullah ve Mustafa aleyhine açtıkları hisseye vaki müdahalenin men'i davası görevsizlik nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; 181 ada 47 parselin Arif mirasçıları Alime, Ümmügül-süm, Narime, Ismihan, Ayşe, Mustafa ve Seyfuliah adına 1/7'şer hisseler oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, kesinleşerek hükmün 06.05.2003 tarihinde adlarına tescil edilmiştir, davacılar Duran ve Cavit, tapu ile davalı Mustafa ve Feyzullah satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kaydının iptali iie adlarına tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar Duran ve Cavit vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davalıların murisi Arife ait iken ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği ve mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksimin bulunmadığı, murisin terekesi iştirak halindeyken mirasçılardan bir kısmı üçüncü şahıslara yaptığı satışın geçerli olmadığı, gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar 27.05.2003 tanzim ve havale tarihli dilekçeyle Mustafa ve Feyzullah'tan tapuyla satın aldıkları taşınmazın kadastro tesbiti sırasında davalılar adına tesbit ve tescil edilmesi nedeniyle davalılar tapusunun iptalini ve taşınmazın adlarına tapuya tescilini talep ve dava etmişlerdir. Mahkemece davacıların dayanağını oluşturan 02.06.1987 tarih 1 numaralı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavüllerime birlikte getirtilip mahalline uygulanmamış, taşınmaza komşu bütün parsellerin onaylı tutunak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmamış, Arif mirasçıları arasında cereyan eden taraf olmamaları nedeniyle davacılar yönünden bağlayıcı olmayan dava dosyası esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; davacıların dayandığı 02.06.1987 tarih 1 numaralı tapu kaydı ihdası olan T.Sani 340 tarih 118 numaralı tapudan itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilip dosyaya konulmalı, dayanılan tapu kaydının kadastro tesbiti sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği merciinden sorulup revizyon görmüşse bu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler celbedilip dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde yerel ve teknik bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında davacıların dayandığı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup yerel bilirkişilere hudutlar zeminde tek tek göstertiimeli, özellikle güneyde gösterilen K........Hamit veresesi ve Camcıoğlu tarlasıyla, Bilal oğulları ve Ahmet
tarlalarının neresi olduğu hususu üzerinde durulmalı, bilirkişilerce gösteriie-meyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdikleri hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaretlet-tirilmeli, dinlenecek tüm yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın niteliği, intikali, tasarrufu ve hudutları hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsamını belirtir ve keşif takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulaması ve tasarruf hususunda beyanları komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmen, araştırma sonunda tapu kaydının taşınmazı kapsadığı belirlendiği takdirde bu kaydın kapsadığı alanı ilk malik Arif tarafından oğullarına, onlardan da davacılara satış yoluyla intikal ettiği, bu nedenle arazinin ilk malikinin sağlığında elden çıkmış olması nedeniyle terekesinin iştirak halinde olmasının davacılar yönünden bir hüküm ifade etmeyeceği ve Arif mirasçıları arasındaki davanın davacılar bakımından bağlayıcı olamayacağı nazara alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 14.11.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy