(3402 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği düşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 4886 ada 117, 118, 119, 122, 123 ve 124 parsel sayılı 4127, 1338, 9139, 913, 636 ve 1739 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı davalılar Abdullah N. mirasçıları ve arkadaşları adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleşmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Davalar birleştirilerek Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli 4886 ada 118, 122, 123, 124 nolu parseller ile fen ve orman bilirkişilerinin ortak 12.5.2004 tarihli rapor ve krokide 117 ve 119 nolu parsellerin B harfi ile gösterilen bölümlerinin davacı Hazine adına tesciline, krokide 117 ve 119 nolu parsellerin A harfi ile gösterilen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile 117 ve 118 nolu parsellerin maliklerinden Abdullah Namlı mirasçısı H.Ayhan N. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 117 sayılı parselin krokide A harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmiş olmasına göre Hazine'nin tüm, Halit Ayhan N. vekili Avukat Ertuğrul H.'nun krokide 117/A parseli olarak gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazlarının yerinde bulunmaması nedeni ile REDDİNE,
2- Bir kısım davalılar vekili Avukat Ertuğrul H.'nun teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide 117 B parseli olarak gösterilen bölüm ile 118 sayılı parsele ilişkin temyizine gelince; mahkemece 117 sayılı parselin krokide B olarak gösterilen bölümü ile 118 sayılı parsel üzerinde davalılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; Mahkemenin kabulü dosya içeriği ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Söz konusu parsellerin tarım arazisi olduğu ve üzerinde tarımsal faaliyette bulunulduğu yerel bilirkişi, tanık beyanları ve kadastro tesbiti tutanaklarından anlaşılmaktadır. Eylemli durum da bu olguya doğrulamaktadır. Ziraatçi Bilirkişinin yoruma dayalı görüşleri hükme dayanak yapılamaz.
Hal böyle olunca; Hazine'nin 117/B ve 118 sayılı parsellere ilişkin davasının reddine ve tesbit gibi taşınmazların davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Kabule göre de; parseller üzerinde davalılar tarafından oluşturulduğu anlaşılan muhdesatlar bulunduğu halde bu konuda hüküm kurulmaması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy