(3402 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 164 ada 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 parsel sayılı 4618.60, 4352.70, 481.63, 1324.62, 7442.52 ve 5646.45 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde tapu kaydı murislerce ecrimisil ödendiği ve zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli parsellerin 20.5.2004 tarihli bilirkişi raporunda (B, D, E, G, H, K, L ve N ) ile gösterilen kısımlarının orman vasfı ile Hazine; (A, C, F, I, J ve M ) ile gösterilen bölümlerinin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Hazine, taşınmazların tespitine karşı 28.8.1953 tarihli kira mukavelesi ile Ağustos 1941 tarih 136 sayılı tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece kira mukavelesi ve tapu kaydı getirtilip dosyaya konulduğu halde mahalline uygulanıp, kapsamları belirlenmemiş, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilmediği için uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmamış, bir kısım tanıklar davalıların babasının Hazineye kira bedeli ödediğini bildirdikleri halde bu ödemenin hangi tarihe kadar devam ettiği, davalılar tarafından da icar verilip verilmediği, hususları araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Mahkemece yukarıda belirtilen noksanlıkların ikmali için gerekli çabanın gösterilmemesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de her parsel için ayrı sicil oluşturulmaması, parsellerin hangi bölümlerinin ne miktar ile Hazine, hangi bölümlerinin davalı adına tecil edileceğinin kararın hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemesi de usul ve yasaya aykırı,
Sonuç: Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy