(3402 S. K. m. 14, 19)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi süresinde Hüseyin Kaplan tarafından duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 43, 51, 181 parsel sayılı 8760, 12040 ve 444730 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 181 nolu parsel Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek yüzölçümü ve malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiş, 43 nolu parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mustafa Şükrü Atalay, 51 nolu parsel Hacıobası Köyü Tüzel Kişiliği adına tesbit edilmiştir. Davacı Hüseyin Kaplan, 43 ve 51 nolu parsele Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu ve tapu kaydına dayanarak davacı Yüksel Senirli, 51 nolu parsele kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak itiraz etmiş, itirazlarının Kadastro komisyonunca reddi üzerine aynı nedenlerle dava açmışlardır. Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan karşılıklı elatmanın önlenmesi ve tapu iptal davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış, davalar birleştirilmiş, Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacı Mustafa Demirkan ve arkadaşlarının Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/162 esas sayılı dosyasında Hacıobası Köyü Tüzel Kişiliği ve diğer davalılar aleyhine açtıkları men'i müdahale davası ispatlanamadığından reddine, Hacıobası Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi Şükrü Atalay ve Ziya Senirli ile arkadaşlarının karşı davalarının reddine, çekişmeli 43 ve 51 nolu parsellerin tesbitdeki nitelikleri ile 181 nolu parselin zeytinlik ve ham toprak vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Ümmühanı Ünal Özbay, Osman, Emine ve Fatma Demirkan, Hüseyin Kaplan, Meryem, Hasan, Yusuf İzzettin Demirkan, Hatice Özkan, Mehmet Emin Şenol, Yüksel Senirli, Hacıobası Köyü Tüzel Kişiliği ile Hatice Güneş ve arkadaşları vekili Avukat Şükrü Enhoş tarafından temyiz edilmiştir.
1- Temyiz eden davacı-davalı Hüseyin Kaplan'a hükmün tebliğ edildiği 30.10.2002 tarihi ile adı geçen tarafından düzenlenen temyizi dilekçesinin hakim tarafından havale edildiği 26.11.2002 tarihi arasında yasada öngörülen temyiz süresi geçmiş bulunmaktadır. Temyiz süresinin geçmiş bulunması nedeniyle Hüseyin Kaplan'ın temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
2- Ümmühanı Ünal Özbay, Osman Demirkan, Emine Demirkan, Fatma Demirkan, Meryem Demirkan, Hasan Demirkan, Yusuf İzzettin Demirkan, Hatice Özkan, Mehmet Emin Şenol, Mustafa Demirkan mirasçıları ve arkadaşları, Hacıobası Köyü Tüzel Kişiliği ile Hatice Güneş ve arkadaşlarının temyizine gelince; Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillere, çekişmeli taşınmazların kamu orta malı niteliğinde mer'a olmadığı maki komisyonunca düzenlenen haritaya göre makilik alan olup, bir kısım davacıların dayanağını oluşturan tapu ve vergi kaydının buraya ait olmadığı, ayrıca dayanılan tapu kayıtlarının sabit huduttan başlamak üzere miktarından fazla yere revizyon gördüğü adı geçen davacıların taşınmazlar üzerinde korunmayı gerektiren bir zilyetlikleride bulunmadığı, mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlendiğine göre adı geçenlerin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu şahıslar yönünden ONANMASINA,
3- Davacı-davalı Yüksel Senirli'nin 51 numaralı parsele ilişkin temyizine gelince;
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak taşınmaz üzerinde kadastro tespitinden önce oluşturulan muhdesat bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu halde, mahkemece muhdesat hususunda hüküm kurulmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2.maddesi uyarınca, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise; bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği hükme bağlanmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece muhdesat yönünden araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, bu hususun kararda tartışılmaması ve bu yönden hüküm kurulmaması isabetli bulunmamaktadır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy