(3402 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; Çekişmeli taşınmazların niteliği ve kullanım durumu hususlarında usulüne uygun yeterli araştırma yapılmadığı gibi, davacı taraf dayanağı tapu kayıtları da usulen uygulanıp kapsamları açık olarak belirlenmemiştir. Taşınmazlara komşu tüm parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtildikten sonra usulen belirlenecek yerel bilirkişi ve tanıklarla mahallinde keşif yapılmalı, taşınmazların niteliği ve mer'a olup olmadığı ile taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kimler tarafından ne zamandan beri nasıl kullanıldığı maddi olgulara dayalı olarak belirlenmeli, uzman bilirkişilere keşfi izlemeye imkan verir kroki ve rapor düzenlettirilmeli, araştırma sonunda varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 364 parsel ile 390 parselin 7.10.2004 tarihli bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen kısmın davacı Halit Dağlar mirasçıları adlarına tesciline, 390 parselin B kısmıyla ilgili hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 364 sayılı parsel ile 390 sayılı parselin krokide A harfiyle gösterilen bölümünün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de; uygulama yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı taraf tescil ilamı ile oluşan 17.3.1962 tarih 28 ve 31 sayılı tapu kayıtlarına dayanmıştır. Tapu kayıtları tescil ilamı ile oluşmuş ve krokiye dayanmaktadır. Gerek krokideki hudutlar, gerekse tapu kaydı hudutları değişebilir hudutlardır. Kayıtlar değişebilir hudut yönünde mer'a okumamakla beraber eylemli durumda taşınmazların kamu orta malı niteliğinde mer'aya bitişik olduğu mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Kayıttaki hudutlarla eylemli durumun çelişmesi halinde eylemli durumdaki hudutlara değer verilmesi zorunludur. Bu durumda kayıt miktar fazlasının mer'aya elatmak suretiyle elde edildiğinin kabulü gerekir. Mer'a hududu genişletilmeye müsait hudut olup, mer'aların zilyetlikle iktisabı da mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi aracılığıyla tapu kaydı ve eki olan krokiler (uygulanabiliyor ise) mahalline uygulanıp kapsamları belirlenmeli, sabit huduttan başlamak üzere tapu kaydı miktarı kadar arazinin davacı taraf adına tesciline, parsellerin geri kalan bölümlerinin de mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece eksik uygulama ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy