(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği düşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 429, 430, 131 ada 7 parsel sayılı 30000, 36500 ve 47962 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle S.S. Yünsa Mensupları Sahil Arsa Konut ve Yapı Kooperatifi adına tespit edilmiş, 131 ada 7 parsel hükmen diğer parseller itiraz edilmeksizin kesinleşerek söz konusu Kooperatif adına tescil edilmiştir. Sonradan ifrazen 429 parsel 526, 527, 528 parseller ve yola, 430 parsel 532, 533 parsele, 131 ada 7 parsel 49 ila 54 parsellere ayrılmıştır. İfrazen oluşan bu parseller satış ile bir çok kişi adına tescil edilmiştir. Davacı Ümmü Abul ve arkadaşları, tapu kaydına dayanarak 430 parselden ifrazen ayrılan 532 parselde 5000 metrekare, 429 parselden ifrazen ayrılan yolda 1500 metrekare, 527 parselde 1500 metrekare, 131 ada 7 parselden ifrazen 49 ve 50 parselde 1500'er metrekarelik kısımların tapu kapsamında kaldığı, bunlardan 3. şahıslara devredilmesi nedeniyle 532 parselde kalan kısım için 150 milyon, 527 parsel için 50 milyon 49 parselde kalan kısım için 50 milyon toplam 250 milyon tazminat talep etmiştir. Yargılama sırasında davacılar vekili dava konusu taşınmazların satılması nedeniyle eski maliklere karşı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000.000.000 TL. tazminat davası olarak davayı devam ettirmek istemişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, hüküm kesinleşene kadar ihtiyatı tedbir kararının devamına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacıların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının davaya konu parselleri kapsamadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar 22.5.927 tarih 552 sayılı iskanen oluşturulan tapudan gelme 2.12.963 tarih 8 numaralı, davalılar ise davaya konu parsellerin tutanaklarında yazılı 981 tarih 17, 982 tarih 20 ve 33, 984 tarih 11 ve 985 tarih 135 numaralı tapu kaydı ve tedavüllerine dayanmışlardır. Mahkemece tarafların dayanağını oluşturan tapu kayıtları ihdaslarından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamları belirlenmemiş, çekişmeli taşınmazları kenardan çevreleyen komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilmediği için tapu uygulamasında bu kayıtlardan yararlanılmamış, yerel bilirkişi özellikle davacıların dayandığı tapu kayıtlarındaki hudutların bir kısmını bilmediğini ifade ettiği halde bu hudutların belirlenmesi için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik soruşturmaya dayanılarak karar verilmesi doğru değildir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için; öncelikle taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili deliller istenmeli, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişi aracılığıyla keşif icra edilmelidir.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında tesbite esas olan tapu kayıtlarıyla davacıların dayanağını oluşturan tapu kayıtları ayrı ayrı ve ihdaslarından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesbit edilmelidir. Keşif icrası sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından tapu kayıtlarının ihdası, intikali, intikal sırasında hudutlarda ve miktarda değişiklik varsa bu değişikliğin nedeni, hudutların arz ettikleri özelliklerle taşınmazların tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanlarını zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberinde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir keşfi takibe imkan verir davacıların dayanağını oluşturan tapu kayıtları bu taşınmazlarla ilgili ise kayıtların kapsadığı alanın davaya konu parseller içerisindeki konumunu gösterir ayrıntılı ve gerekçeli kroki ve rapor alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 11.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy