(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 120 ada 120 parsel sayılı 3402,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 4753 sayılı Yasa'ya göre oluşan tapu kaydı ve kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Mustafa Ateş, yasal süresi içinde irsen intikal, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı Mustafa Ateş adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın Hazine'nin dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kaldığı ve dağıtım yoluyla davacıya intikal ettiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmaz 4753 sayılı Kanuna göre oluşturulan tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın dağıtım yoluyla kendisine geçtiği ve taşınmaz üzerinde zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece tespite esas olan tapu kaydı celbedildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, toprak komisyonu tarafından çekişmeli taşınmaz ve çevresi ile ilgili olarak düzenlenen belirtmelik tutanağı getirtilip taşınmazın tutanakta ne olarak belirtildiği hususu üzerinde durulmamış, çekişmeli taşınmaz Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu'na göre dağıtıma tabi tutulmuş ise dağıtım cetveli ve ekleri ile bu konuda yapılan tüm idari işlemlerle ilgili belgeler getirtilip dosya ikmal edilmeden hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; tespite esas olan tapu kaydı ve haritası ile komisyonca meydana getirilen belirtmelik tutanak ve ekleri, şayet taşınmazın bulunduğu bölgede Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu'na göre dağıtım yapılmış ise dağıtım cetveli ve ekleri, bu konuda yapılmış idari işlemlerle ilgili belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında Hazinenin dayanağını oluşturan ve tespite esas olan tapu kaydı ve haritası belirtmelik tutanak ve ekleri varsa dağıtım cetveli ve dağıtım ile ilgili tüm belgeler uygulanıp kapsamları belirlenmeli, belirtmelik tutanağında taşınmazın öncesinin ne olduğu ve kimin işgalinde bulunduğu hususundaki bilgiler tutanağa aktarılmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, taşınmazın öncesinin kamu yararına tahsis edilen mer'a, otlak, harman yeri gibi yerlerden bulunup bulunmadığı, taşınmaz dağıtıma tabi tutulmamış ise Hazine tapusunun ihdasından önce kullanılıp kullanılmadığı ve kullanmanın ne kadar süreye ulaştığı etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanlarının maddi olaylara dayalı olmasına dikkat edilmeli ve bu beyanların zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmelidir. Beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsamını belirtir taşınmazın belirtmelik tutanak ve haritasındaki konumunu gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin belirtmelik tutanağında yazılı bilgilere aykırı düşmesi halinde belirtmelik tutanağında ismi yazılı tüm ilgili kişiler tanık sıfatı ile dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edildiği halde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde sınırlama ile ilgili olarak Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlükleri nezdinde araştırma yapılmamış olması da usul ve yasaya aykırı temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy