(3402 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında 45 parsel sayılı 6.840 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle R, RE., A. ve davacı M.N. murisi E. adına tespit edilmiştir. Davacı M.N., irsen intikal, taksim, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine R ise, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği dayanarak 45 nolu parseli çevreleyen ve tespit dışı bırakılan 100.000 metrekarelik kısmın 45 nolu parsele eklenerek adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 19.07.2004 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 330.000 metrekare olarak davacılar adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilen davacı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davacı tarafından davaya konu edilen taşınmazın kadastro tespiti sırasında adına tespit edilen taşınmaza bitişik olup tespit dışı bırakılan bir arazi niteliği taşıdığı ve hakkında tutanak tanzim edilmediği, mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Kadastro mahkemesinde davaya bakılabilmesi için davaya konu olan taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması zorunludur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen gözetilmesi gerekir.
Bu nedenle mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine tevdiine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesinde ifadesini bulan "Kadastro mahkemelerinin görevi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar" kuralı göz ardı edilerek işin esasına girilip yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy