(3402 S. K. m. 14, 16/C)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 113 ada 3 parsel sayılı 2639.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Nazım adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaz zilyetliğe dayanılarak davalı adına tespit edilmiş; Hazine, davalı parselin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek dava açmıştır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delillerini isteyip, komşu parsel tutanak ve dayanaklarını celbetmek, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler yardımı ve uzman bilirkişiler aracılığı ile dayanılan kayıtları uygulayıp, taraf tanıklarını dinleyip, uzman bilirkişilerden görüş almak, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğunu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetleyip belirlenecek duruma göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece dayanılan satış senetleri mahalline uygulanmamış, keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanık dinlenmemiş, komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilmediği için, taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda hiçbir bilgi edinilmeden karar verilmiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri sorulup tespit edilmeli, komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilip dosyaya konulmalı, bundan sonra mahallinde yerel ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında yerel bilirkişiler yardımı ve uzman bilirkişiler aracılığı ile orman tahdit harita ve mazbataları, satış senetleri ve tarafların dayandığı tüm kayıtlar uygulanıp kapsamları belirlenmeli; arazi başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, ne durumda bulunduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihya'ya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başladığı ve ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, uzman ve teknik bilirkişilerden ayrıntılı rapor alınmalı, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.9.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy