(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında temyize konu 101 ada 4, 103 ada 32 ve 135 ada 6 parsel sayılı 2021.81, 6891.58 ve 799.97 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 101 ada 4 nolu parsel ham toprak niteliğinde olması nedeniyle Hazine adına, diğerleri irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Ziya Koçyiğit adına tespit edilmiştir. Davacı Dursun, yasal süresi içinde irsen intikal, taksim, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli 101 ada 4 ve 103 ada 32 nolu parsellerin davacı Dursun adına, 135 ada 6 nolu parselin ise kök muris 1930 doğumlu Durmuş adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve davalı Ziya tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyize konu taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olup, zilyetlikle mülk edinme şartlarının şahıslar yararına gerçekleştiği mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi anlatımı ve teknik bilirkişi tarafından düzenlenen kroki ve raporla belirlendiğine göre Hazine temsilcisinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı Ziya'nın temyizine gelince: Temyiz dilekçesinin tetkikinden de anlaşılacağı üzere davalının temyizi 103 ada 32 sayılı parsele yöneliktir. Mahkemece çekişmeli ve temyize konu taşınmazın davacı Dursun'a ait olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeter bulunmamaktadır. Temyize konu 103 ada 32 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Dursun, 7.2.2005 tanzim ve 8.2.2005 havale tarihli dilekçesi ile bu taşınmazın öncesinin nenesi Şerife'ye ait bulunduğuna, 12.3.1993 tarihinde davalılar Ziya ve Mahi ile birlikte satın aldıklarını, kadastro tespitinden önce aralarında yaptıkları taksimde bu parselin kendisine isabet ettiğini ifade ederek, taşınmazın tespitinin iptalini ve adına tapuya tescilini dava etmiştir. Mahkemece bu parselin tutanak aslı getirtilip dosyaya konulduğu halde, taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili delilleri istenilip gerekli değerlendirme yapılmamış, mahallinde keşif icra edilip, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hakkında hiçbir bilgi alınmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Ayrıca, yargılama sırasında davalı Ziya , 17.5.2005 tarihli bir dilekçe vermiş ve bu dilekçe ile bazı parsellerle ilgili beyanda bulunmuştur.
Mahkemece öncelikle bu dilekçenin ve dilekçedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı sorulup, imzanın O'na ait olduğunun belirlenmesi halinde bu parselle ilgili davanın kabulü mahiyetinde olup olmadığının tartışılmaması da isabetli değildir. Hal böyle olunca; öncelikle söz konusu dilekçe davalıya okunup münderecatı ve altındaki imza hususunda beyanı alınmalı, imzanın davalıya ait olduğunun belirlenmesi durumunda, davalının 18.4.2005 tarihli duruşmada zapta geçen beyanı da nazara alınarak bu dilekçenin davayı kabul sonucu doğurup doğurmayacağı tartışılmalı, dilekçedeki ifadelerin davayı kabul sonucu doğurmadığı neticesine varıldığı takdirde taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri istenip, mahallinde bilirkişiler huzuru ile keşif yapılıp belirlenecek duruma göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 22.9.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy