(2004 S. K. m. 340, 344) (5252 S. K. m. 7) (5237 S. K. m. 7, 52) (5271 S. K. m. 309) (5326 S. K. m. 24)
Dava ve Karar: Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık Ö. K.'nin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 344. maddesi uyarınca 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İnegöl İcra Mahkemesinin 21.09.2004 tarih ve 2004/2258-3270 sayılı kararın infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanunla değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 344.maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, aynı Mahkemenin 01.06.2005 tarihli ve 2004/2258-3270 sayılı ek kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 25.05.2006 gün ve 22135 sayılı yazılı emrini içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 05.06.2006 gün ve 2006/120200 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanunla değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 340.maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5349 sayılı Kanun'la değişik 7. maddesi 1. fıkrasında, "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi 1. fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. Gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5349 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7. maddesinin 1. fıkrası ile Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür......., yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİKnunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanunun 7.maddesi ile İİKnun 340.maddesindeki eylemin müeyyidesi 3 aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanunun 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1. fıkra 1. cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasasının 24. maddesine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir. Mahkemece 21.09.2004 tarihli 2004/2258-3270 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında verilen 10 gün hafif hapis cezası, sanık yönünden kazanılmış hak olduğu ve yeniden tayin edilecek cezanın 10 günlük süreyi geçemeyeceği nazara alınmalıdır.
Bu nedenle Yargıtay C. Başsavcılığının yazılı emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca hallinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Yazılı Emre dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden, İnegöl İcra Mahkemesinin 2004/2258-3270 sayılı ek kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMYnın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık Ö. K.'nin 349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa'nın 7.,5237 sayılı TCKnun 52/2. maddeleri dikkate alınarak 10 gün hafif hapis karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Sonuç: Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00YTLden hesaplanarak sonuç olarak 200.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 18.09.2006 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy