Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 10, 11, 13, 16 ve 17 parsel sayılı 14900, 1840, 10040, 14940 ve 432 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 10 ve 16 parsel sayılı olanlar irsen intikal, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mirasçılar arasındaki taksim ve satış durumları bilinemediğinden M…
….. oğlu A…
….. mirasçıları adına, 11 nolu parsel irsen, intikal, taksim kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle H…
……. adına, 13 parsel H…
….. ve 17 nolu parsel H…
….. adına tespit edilmiştir. 10 ve 16 nolu parsellere Orman İdaresi, A…
….. ile H…
….. ve arkadaşları, 11, 13, 17 nolu parsellere Orman idaresi ve A.... itiraz etmiş, komisyondan 10 ve 16 nolu parselde A…
…..'nin itirazının kabulüne ve taşınmazların A…
…. ve F…
….. adına eşit paylarla tesciline, diğer parsellere yapılan itirazların reddine karar vermiştir.
Davacılar H…
…….. E…
….. ve arkadaşları, tapu kayıtları ve kök muristen miras payları olduğu iddiasına dayanarak dava açmışlardır.
Davacı L…
…….'nin, davalılar Y…
……, A…
…., C…
…… aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı men'i müdahale ve muarazanın önlenmesi davası da görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve davalar birleştirilerek Mahkemece yapılan yargılama sonunda;
Davanın reddine, çekişmeli 10 ve 16 nolu parsellerin eşit hisselerle F…
….. ve A…
….. adına, A…
….. öldüğünden mirasçıları adına miras payları oranında, 11 nolu parselin H...... mirasçıları adına, 13 nolu parselin katılan Y .... adına, 17 nolu parselin H…
….. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar H.... ve arkadaşları vekili ile birleşen dosyanın davacıları L…
……. ve A…
….. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyize konu 11 sayılı parselin kök muris M..... oğlu A…
…….'ten gelmediği ve dayanılan tapu kayıtları kapsamında kalmadığı, adına tescil kararı verilen H...... adına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirikişi, tanık anlatımı, uzman bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre bu parsele ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 11 sayılı taşınmaza ait bölümünün ONANMASINA,
2- Tarafların 10, 13, 16 ve 17 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince;
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı M…
…… oğlu A…
……..'e ait olduğu, A…
…….'in ölümü ile mirasçılarına intikal eden parsellerin mirasçılar arasında taksime ve bilahare satış ve bağış'a konu edildiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Dosyanın tetkikinden de anlaşılacağı üzere kök muris M..... oğlu A…
……..'ten intikal eden diğer taşınmazların da halen davalı olup bu davaların derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Yargılamanın kısa zamanda, en az masrafla ve en doğru şekilde sonuçlandırılabilmesi için bu dosyaların birleştirilmesi ve yargılamaya bundan sonra devam edilmesi gerekir.
Mahkemece bu gereğe riayet edilmemesi doğru bulunmamaktadır.
Ayrıca, L…
….. ve A…
…..'in dayanağını oluşturan tapu kaydı mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir, keşfi takibe imkan verir şekilde kroki düzenlettirilmemiş, O…
….. mirasçılarının dayanağını oluşturan tapunun nasıl ihdas edildiği ve M…
….. oğlu A…
….. terekesinin taksim edilip edilmediği, mirasçılar arasında hisse satışı yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kimler arasında yapıldığı yeterli şekilde araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle M…
….. oğlu A…
…..'ten gelipde davalı bulunan parsellerin dava dosyaları birleştirilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuru ile keşif icra olunmalıdır.
Keşif sırasında tarafların dayandığı Mart 1300 D. 11 Temmuz 1289 Y. 311 nolu, 19.3.1965 tarih 43, 22.9.1966 tarih 36 nolu, 22.1.1943 tarih 57, 14.9.1959 tarih 49 ve 50 nolu tapu kaydı ve gittileri ile vergi kayıtları, mirastan feragat sözleşmesi ve diğer dayanılan tüm kayıtlar ihdasından itibaren tedavülleri ile okunup bu kayıtlardaki hudutlar yerel bilirkişilere tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye krokisinde işaretlendirilmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, muris M…
…… oğlu A…
……'e ait ise, ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksime bütün mirasçıların katılıp katılmadıkları, tüm mirasçıların katılımı ile bir taksim yapılmış ise bu taşınmazların kime veya kimlere isabet ettiği, bu taşınmazlardan hisse almayan mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmişse nereden verildiği, taksimin tespite kadar bozulup bozulmadığı, hissedarlar arasında hisse satışı yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kimler arasında yapıldığı, A…
……. oğlu O…
…… mirasçılarının dayandığı tapu kaydı bu yere ait ise bu tapunun hangi hukuki nedene dayanılarak oluştuğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile M…
……. oğlu A…
…….'ten intikal eden tüm taşınmazların getirtilip incelenecek tutanakları ile denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tüm kayıtların kapsamını, taşınmazların bu kapsamlara göre konumunu gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütununda yazılı bilgilere aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21.9.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy