Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 137 ada 51 ve 156 ada 2 parsel sayılı 11024.10 ve 4190.98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 51 nolu parsel irsen intikal, taksim, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılardan C…
…. ve davacı K…
…., 2 nolu parsel de irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar C…
….., N…
…. ve davacı K…
…. adına tesbit edilmiştir.
Davacı, yasal süresi içerisinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların yargılama sırasında vefat eden davacı mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan C…
…. mirasçısı G…
……tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarafların ortak kök miras bırakanı İ…
…..'e ait iken ölümü ve mirasçıları arasında yapılan taksimle K…
….'e intikal ettiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmazların tarafların ortak kök miras bırakanları İ…
……'e ait iken ölümüyle mirasçılarına kaldığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taşınmazların anılan kök muristen kaldığı mahkemece yapılan araştırmayla da belirlenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 1337 yılında ölen İ…
…..'in terekesinin taksim edilip edilmediği konusundadır.
Mahkemece murisin ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise hangi tarihte taksim edildiği, tüm mirasçıların taksime katılıp katılmadığı, tüm mirasçılar taksime katılmış ise davaya konu parsellerin kime isabet ettiği, adına tescil kararı verilen davacı K…
….'in babasına isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, gayrimenkul verilmiş ise nereden verildiği ve bu taşınmazların tesbitte kimin adına yazıldığı, tereke taksim edilmiş ise taksimin kadastro tesbitine kadar bozulup bozulmadığı, yeterli şekilde araştırılmamış, tesbite aykırı sonuca varıldığı halde tesbit bilirkişilerin tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmamış, terekenin taksim edildiği kabul edildiği halde muristen intikal eden tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip bilirkişi sözleri denetlenmeden hüküm kurulmuştur.
Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; taksimi iddia eden taraftan taksimle ilgili tüm delillerini ibraz etmesini istenip dosya ikmal edildikten sonra taşınmazların başında keşif icra edilmelidir.
Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından muris İ…
……'in ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise hangi tarihte taksim edildiği, taksime tüm mirasçıların veya kanuni temsilcilerinin katılıp katılmadığı, hangi mirasçıya nerenin verildiği, davaya konu taşınmazların davacı tarafa verilmesi durumunda diğer mirasçılara ne verildiği, gayrimenkul verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taksimin kadastro tesbitine kadar bozulup bozulmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde muristen intikal eden tüm taşınmazlarla ilgili tutanaklar getirtilip murisin terekesinin taksim edilip edilmediği kesin olarak saptanmalı, tesbite aykırı sonuca varıldığı takdirde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy