(4721 S. K. m. 715)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 157 ada 44 parsel sayılı 2.043.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı tarafından davalı aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan men'i müdahale davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ve müdahil K. Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerden olmadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Davacı tarafça Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan men'i müdahale davası çekişmeli taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro işlemlerinin başlaması ve taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Mahkemece uyuşmazlık çekişmeli taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığına ilişkin bulunmasına rağmen Hazine'nin davaya dahil edilmesi düşünülmemiş, davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilip mahalline uygulanmamış, çekişmeli taşınmazın etrafında orman bulunduğu ve uyuşmazlık meraya ilişkin bulunduğu halde ziraat ve orman konusunda uzman görüşüne başvurulmadan hüküm kurulmuştur.
Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilip dosyaya konulmalı, bölgeyle ilgili orman tahdit harita ve mazbataları celbedilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasında seçilecek yerel bilirkişi, aynı yöntemle tesbit edilecek taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı, idari tahkikat evrakları, orman tahdit harita ve mazbataları ve tarafların ibraz edeceği tüm kayıtlar okunup yerel bilirkişiler yardımı, teknik ve uzman bilirkişiler aracılığıyla uygulanıp kapsamları belirlenmeli, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin orman veya kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman orman ve ziraat mühendisinden taşınmazın niteliğiyle ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 03.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy